Lütfen Bekleyiniz...

Gül Hastalığı (Rozasea) Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Gül Hastalığı (Rozasea) Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi
İçindekiler

    Gül Hastalığı (Rozasea) Nedir?

    Cilt yüzeyinde görülen ve Rozasea olarak da bilinen Gül Hastalığı, yüz bölgesinde kızarıklık ve kırmızı sivilcelerle kendini gösteren bir hastalıktır. Başlarda yüz çevresinde kendini gösteren semptomlar zamanla göğüs ve sırt taraflarına da yayılabilir. Genellikle beyaz tenli kişiler gül hastalığından muzdariptir. Kadınlarda erkeklere oranla daha çok rastlanmakla birlikte, çoğunlukla orta ve ileri yaş grubundaki kişilerde görülür. Yüzde ve vücudun çeşitli bölgelerinde yaptığı kızarıklığa ek olarak, vücuttaki kan damarlarını da belirginleştirir.

    Etkilediği bölge neticesinde, özellikle yüz çevresindeki yarattığı görünüm kişinin kendine bakışını olumsuz yönde etkileyebilir. Havaların soğukluğu, strese ve güneşe maruz kalmak, çevre kirliliği gibi etmenler hastalığın yaşanmasında etkilidir. Hastalığın adına karın ve yüz bölgesindeki pembemsi lekelerin gülü andırması sebep olmakla birlikte, bu hastalık özellikle bahar aylarında kendini gösterir. Lekelerin etkili olduğu yerlerde kepek ve yeni lekelerin oluşumu gibi sorunlar baş gösterebilir. Ancak bu hastalığın kişiden kişiye geçmediği bilinmektedir ve çoğunlukla tedavisi mümkündür.

    Gül Hastalığı Başlangıcı Nasıl Olur?

    Hastalığın semptomları nelerdir? Başlarda yineleyen yanma ve kızarıklıklarla kendini hissettirse de devam eden süreçte bu kızarıklıklar yerleşir ve yüzdeki ince kılcal damarları da görülür hale getirir. Bununla birlikte deri yüzeyi hassaslaşarak kurur. Bu aşamada durmadığı takdirde kırmızı sivilcemsi döküntüler de çıkmaya başlar. Ancak çok sık rastlanmasa da gözde yanma ve sulanmaya da sebebiyet verdiği biliniyor.

    Gül Hastalığı Nedenleri Nelerdir?

    Gül hastalığı nedenleri kesin olarak bilinmese de birtakım faktörler hastalığın ortaya çıkmasında belirleyici olabilir. Mantar hastalıkları, deri akarları, psikolojik durumun kötü olması ve cildin altındaki dokuların hasar alması bu faktörlerden bazılarıdır. Ayrıca aşağıda verilen diğer faktörlerde hastalığın ortaya çıkmasında etkili olabilir:

    • Aşırı sıcağa maruz kalmak
    • Güneş ışınları veya rüzgâr
    • Kaygı
    • Fiziksel aktivite 
    • Kozmetik ürünleri
    • Toz akarları
    • Sıcak içecekler 
    • Baharatlı gıdalar
    • Alkol tüketimi

    Gül Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

    Semptomlar herkeste farklı şekilde görülür. Hastalığı geçiren birinde yüz veya vücutta güneş yanığı tarzında kırmızı lekeler ortaya çıkabilir. Bu sivilcemsi şişlikler yanma ve batmaya sebebiyet verebilir. Bunların haricinde gül hastalığı belirtileri ise şu şekilde sıralanabilir: 

    • Ciltte kuruluk
    • Acı hissi veya yanma
    • Deri tonundaki değişimler
    • Damarların belirginleşmeye başlaması
    • Sivilcemsi oluşumlar 
    • Deride kalınlaşma
    • Yüzde şişlik (ödem) 
    • Burnun yağ kanallarındaki büyüme sonucu şekil değiştirmesi
    • Kafa, kulak, göğüs bölgesi ve boyunda kendini gösteren döküntüler bu belirtilerden sayılabilir.

    Rozasea Klinik Tipleri Nelerdir? Her Hastada Aynı Görüntü Ortaya Çıkar mı?

    Gül hastalığının tek bir görünümü yoktur. Birkaç tiple kendini gösterir. Aralarında en çok rastlanan tip, eritemotelenjiektazik tip diye bilinen kırmızı renkteki damar çatlaklarına sebep olan tiptir. 

    Bir diğer tip papülopüstüler rozase olarak bilinen, sıklıkla akne ile karıştırılan tiptir. Cilt yüzeyinde kızarıklıkların üstünde sivilcelenmeler ve kabartılarla kendini gösterir.

    Burundaki yağlanmayı arttırarak büyümesine sebep olan fimatöz tip ise nadir görülen bir tip olmakla birlikte genellikle erkeklerde rastlanılır. Burunun haricinde fazla görülmese de alın, kulak ve çene bölgesinde de genişlemeye sebep olabilir.

    Göz çevresini etkileyen rozasenin oftalmik tip ise, kirpik diplerinde iltihaplanma, kaşıntı ve konjonktivit gibi bulgularla beraber ortaya çıkar.

    Çokça ufak ve sert kabartılar ile görülen granülomatöz tip ise oldukça az rastlanır bir tiptir. Ancak diğer hastalıklarla karışabildiğinden, saptanması için birtakım biyopsi incelemeleri gerekebilir.

    Gül Hastalığı Ne Kadar Sürer?

    Gül hastalığının bilinen net bir tedavisi olmasa da hastalığa sebebiyet verebilecek bir takım faktörlerden kaçınılarak riskler azaltılabilir. Kabartıların sebebiyet verdiği ağrı ve hassasiyeti azaltmak için ilgili bölgenin temiz kalmasına dikkat etmek, alkol tüketmemek, cilt tipine uygun kremler kullanmak gibi önlemler sayılabilir. Hastalığın süresi değişmektedir. Bu faktörlerden uzak kalarak iyileşme çabuklaşır ve şikayetler genellikle 1-1.5 ay içerisinde geçebilir.

    Gül Hastalığı Tanı Yöntemleri Nelerdir?

    Hastalığı saptamak için belli bir yöntem bulunmamaktadır. Uzman doktor, fiziksel kontrol ile semptomları gözlemleyerek hastalığın tanısını koyabilir. Ancak sivilce, sedef, lupus ve egzama gibi gül hastalığına benzeyen hastalıklarla karıştırmamak için doktor bir takım kan testleri talep edebilir.

    Gül Hastalığı Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

    Semptomlar herkeste farklı olduğundan, gül hastalığı tedavisi de bireyseldir. Belirtilerin türüne ve sıklığına göre tedavi süresi de değişmektedir. Lazer tedavileri, cerrahi müdahaleler ve bazı ilaçlarla tedavi mümkündür. Ancak bunların dışında, hastalığı nüks ettirebilecek faktörlerden kaçınılması gerekmektedir. 

    Rozasea hastalığı halk arasında çok sık görülen bir hastalıktır. Özellikle tüketilen gıdalara dikkat etmek ve güneşin zararlı etkilerinden kaçınmak bu rozasea tedavisi için oldukça mühimdir. Tedavide genellikle kremler ve oral yoldan kullanılan ilaçlar kullanılır. Hastalığa sahip kişiler, ciltlerini tahriş etmekten kaçınmalı ve alkollü tonikleri cildine uygulamamaya dikkat etmelidir. Metronidazol içeren jel ve kremleri uygulamak da iyi gelebilir. Ayrıca azelaik asit içeren kremlerin de iyi geldiği bilinmektedir. 

    Bunların haricinde, topikal kortizon içeren kremlerin kullanılmaması gerekmektedir. İlk seferlerde faydalı gibi gözükmesine karşın, uzun dönemli kullanımlarda hastalığın seyrini kötüleştirebilir. Ancak doktorun verdiği durumlarda fazla uzun süreli olmadan kullanılabilir. Lazer ve birtakım ışık sistemleri uygulamaları da ilaç tedavilerinin dışındaki gerekli tedavi yöntemlerindendir ve kılcal damarların yoğun olduğu durumlarda yapılabilir. Cildi nemlendiren ve damar çeperlerinin de sağlamlaştırılmasını sağlayan mezoterapi, diğer bir tedavi yöntemidir. Genç vakalarda yalnızca birkaç uygulama ile bile gözle görülür iyileşmeler olur. 4-8 haftada bir olmak üzere 3 seans tavsiye edilmektedir.

    Gül Hastalığı Tedavi Edilmezse Ne Olur?

    Gül hastalığı, müdahale edilmediği durumlarda şiddetlenebilen kronik bir hastalıktır. Devam eden süreçte iltihaplı yaralar ve sivilceler meydana gelebilir. Eğer erken teşhis yapılmazsa ve hastalık ilerlerse, lenf kanserine neden olabilir.

    Gül Hastalığı Nasıl Önlenir?

    Gül hastalığı, bazı dönemlerde şiddetlenip bazı dönemlerde ise etkileri ortadan kalkan kronik bir rahatsızlık olduğundan, hastalarında uzun vadeli müdahalelere karşın aktivasyonlar yaşanabilir. Bu yüzden hastaların nüks etmelerin önüne geçmesi için, kendilerini korumaları ve alacakları tedbirleri ömür boyu devam ettirmeleri şarttır.

    Gül Hastalığına Ne İyi Gelir?

    Ortada kesin bir kanıt olmasa da, beslenme düzenine eklenecek bir takım gıdalarla fayda görülebilir. Bunlar arasında anti-inflamatuvar özellikleri olan prebiyotik ve probiyotikleri tüketerek, lif ve posası bol olan yiyecekleri tercih ederek barsak mikrobiyomunu düzenlemek gibi faydalı örnekler verilebilir.

    Prebiyotikli gıdalar arasında;

    • Soğan
    • Çiğ sarımsak
    • Muz
    • Hindiba
    • Kuşkonmaz
    • Kepek içeren tahıllar sayılabilir.

    Gül Hastalığı ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

    Gül Hastalığı Kimlerde Görülür?

    Genellikle beyaz tenli ve açık göz renkli 30’lu yaşlarındaki kadınları etkileyen gül hastalığına, esmer ve daha genç kişilerde de rastlanabilir. Erkek bireylerde görülmesi durumunda hastalık daha ağır tablolarda görülebilir.

    Gül Hastalığı Bulaşıcı mıdır?

    Gül hastalığı kişiden kişiye geçen bir hastalık değildir.

    Gül Hastalığının Karaciğer Hastalıkları ile İlişkisi Var mı?

    Bir cilt rahatsızlığı olan gül hastalığının karaciğer ile bilinen bir alakası yoktur. Karaciğeri etkilememekle birlikte; göz, mide ve bazı nörolojik hastalıklarla alakalı olabileceği saptanmıştır.

    Roza Hastalığı Tamamen Geçer mi?

    Tedavi ile gül hastalığını kontrol altına almak mümkün olsa da, hastalığın kalıcı olarak yok olması zordur.

    Gül Hastalığı Olanlar Ne Yememeli?

    Özellikle, acı ve baharatlı gıdaları, çay ve kahve gibi sıcak içecekleri tüketmekten kaçınmak gül hastaları için önemlidir. Sert, tuzlu, baharatlı kuruyemiş, alkol, incir, ceviz, domates, çikolata ve narenciye tüketimi ağız bölgesinde aftı olan hastaların semptomlarını çoğaltabilir.

    Roza Atağı Nedir?

    Roza atağı, yüzün burun, alın, çene ve yanaklar gibi orta bölgelerini etkileyen, yanma ve kızarıklıklar ile kendini gösterip, ilerleyen zamanda sivilcelerde, geçmeyen kızarıklıklarla beraber, kılcal damarlarda çoğalma ile kendini gösteren ve ciltte ödemle birlikte doku şişliği ile ortaya çıkan kronik bir cilt rahatsızlığıdır. Roza hastalığı, gülleme ve gül hastalığı gibi isimlerle de bilinir. 

    Gül Hastalığı Bacaklarda Olur mu?

    Gül hastalığı çoğunlukla cildin; sırt, boyun, göğüs, karın kol ve bacaklar gibi üst kısımlarında görülür. Ciltteki döküntülere herkeste farklı şekillerde rastlanabileceğinden kimi zaman hastalığın teşhisinde güçlük yaşanabilir. 


    İlgili İçerikler
    Canlı Destek
    -
    Canlı Destek