Lütfen Bekleyiniz...

Haşimato Hastalığı Nedir? Haşimato Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Haşimato Hastalığı Nedir? Haşimato Hastalığı Belirtileri Nelerdir?
İçindekiler

    Haşimato Hastalığı (Haşimato Tiroidi) Nedir?

    Haşimato hastalığı veya diğer adıyla haşimato tiroidi, tiroit bezinde iltihaba sebep olan hastalıkların yani tiroiditlerin en yaygın görülen tipidir. Bağışıklık sisteminin bozukluğundan meydana gelen bir endokrin sistem hastalığıdır. Ayrıca otoimmün ya da kronik lenfositik tiroidit olarak da adlandırılır. Vücudun normal şartlar altında vücuda yabancı maddelere karşı ürettiği antikorlar, bağışıklık sistemi ile beraber tiroit hücrelerine saldırarak tiroit bezinin iltihaplanmasına, bir diğer deyişle zarar görmesine yol açar. Böylece tiroit bezi işlevini yerine getiremez. Ve zaman içinde salgıladığı hormon düzeyi düşer. 

    Haşimato tiroidi, hipotiroidi hastalığına da davetiye çıkaran sorunlardan biridir. Hipotiroidi ise tiroit bezinin az çalışması olarak tanımlanabilir. Vücudun metabolizma hızını ayarlayan ve bu yolla tüm dokuları etkileyen tiroit hormonu bu hastalarda zamanla azalır ve yaş ilerledikçe hipotiroidi riski artar. Haşimato hastalığının, tiroit bezinde oluşturabileceği bir başka sorun da nodül oluşumudur. 

    Genelde tiroit bezinde özellikle hastalığın başlarında sık büyüme olur ve süreç içerisinde buna nodüllerin oluşumu da eşlik edebilir. Nodül oluşumu olsun veya olmasın, tiroit bezindeki büyüme “Guatr” olarak isimlendirilir. Haşimato tiroidi erken dönemde tespit edilerek tiroit hormon seviyesi belli aralıklarla takip edilmelidir. Hatta gerekirse ilaçlarla uygun düzeye getirilmelidir. Erken teşhis, yakın takip ve uygun tedavi ile hastalarda haşimato hastalığına bağlı olumsuzlukların önüne geçilebilir.

    Haşimato Hastalığı Nedenleri Nelerdir?

    Haşimato hastalığı vücutta bulunan savunma sisteminin tiroit hücrelerine saldırdığı bir bağışıklık sistemi hastalığıdır. Bu hastalığın ortaya çıkmasını önlemek, ne yazık ki olası değildir. Zira hastalığın altında vücudun savunma sisteminde gelişen birtakım bozukluklar yatmaktadır. Bu risk de çoğu zaman doğuştan gelmektedir. Günümüzde vücudun bağışıklık sisteminin neden antikorlar üreterek tiroit hücrelerine saldırmış olduğu ise bilinmemektedir. Ailesel geçişin de önemli bir rol oynadığı tahmin edilmektedir.

    Ayrıca bazı risk etkenleri ise hastalığın görülme sıklığını artırmaktadır:

    Cinsiyet

    Kadınlarda görülme oranı erkeklere oranla daha fazladır.

    Yaş

    Her yaşta meydana gelebilir fakat çoğunlukla orta yaşlarda görülür.

    Genetik

    Ailenizde tiroit ya da başka bağışıklık sistemi rahatsızlıklarının olması, haşimato riskini artırır. Bu bağışıklık sistemi hastalıklarından bazıları; 

    • Romatoid artrit,
    • Vitiligo,
    • Erken menopoz,
    • Saçkıran (Alopesi areata), 
    • Tip 1 diyabet,
    • Otoimmün karaciğer hastalıkları,
    • Ankilozan spondilit, 
    • Ülseratif kolit gibi otoimmün hastalıklar haşimato hastalığına eşlik edebilmektedir.

    Haşimato Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

    Kişiden kişiye farklılık göstermekle beraber, Haşimato hastalığının en sık görülen belirtileri şu şekilde sıralanabilir;

    • Guatr 
    • Halsizlik
    • Çabuk yorulma
    • Hareketlerde yavaşlık
    • Depresif bir hal ve mutsuzluk
    • Üşüme
    • Ellerde ve ayaklarda ödem oluşumu  
    • Terlemenin azalması  
    • Ses kısıklığı  
    • Kabızlık
    • Anormal kilo artışı
    • İştah fazlalığı 
    • Unutkanlık
    • Konsantrasyon azalması
    • Kadınlarda adetlerin azalması ya da yokluğu

    Haşimato Hastalığı Tanı Yöntemleri Nelerdir?

    Haşimato tiroidi tanı süreci genellikle rutin kontrollerdeki TSH ve tiroit hormonu düzeylerinin tetkiki veya hastaların halsizlik, saç dökülmesi şeklinde nedenlerle doktora gitmesiyle başlar. Hekiminiz tıbbi öykünüzü alıp, fizik muayene yaptıktan sonrasında haşimato hastalığından şüphelenirse, birtakım tetkikler isteyecektir.

    Öncelikle kandaki TSH, T3 ve T4 hormonlarına bakılır. Tiroidin yapısı ve büyüklüğü için ultrason testi yapılır. Asıl ayırıcı tanı kanda anti-TPO ve anti-tiroglobulin antikor seviyelerinin normalden daha da yüksek olmasıdır.

    Bu tetkiklerle hem tanı konur hem de bununla beraber hastalığın evresi tespit edilir. Başlangıçta antikorlar yüksek iken hormon düzeyleri normaldir. İlerleyen zamanla hormon düzeyleri de değişebilir. Ultrason ise tiroit bezinin büyüklüğü ve nodül oluşumu hakkında bilgi verir.

    Haşimato Hastalığı Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

    Tiroit hormon seviyeniz normal ise haşimato tiroidi için tedaviye gerek duyulmamaktadır. Yine de doktorunuz altı aylık ve yıllık dönemlerle kan testi istemektedir. Ancak, haşimato tiroidi çoğu zaman hipotiroidizm ile sonuçlanmaktadır. Hipotiroidizm tedavisinde ise tiroit bezinin tahribata uğramasını engelleyecek bir yöntem bulunmamaktadır. Lakin bu noktada, haşimato ilaçsız tedavi söz konusu değildir. Bunun yerine ilaçlar ile ek hormon verilerek tedavi uygulanır. Bu sayede hastanın şikâyetleri ortadan kalkar ve tiroit bezinde gelişme, yani guatr varsa bu durum da hafiflemektedir.

    Guatr iyileşmezse ve ağrı veya yutma, nefes alma veya konuşma şeklinde diğer sorunlara sebep oluyorsa, tiroit bezini çıkarmak için ameliyat gerekebilir. Nodül varlığında ise oluşumun özelliklerine bakıldığı takdirde biyopsi önerilebilir. Yahut tekrar altı aylık veya yıllık ultrasonlarla test edilebilir. Eğer hipotiroidi gelişmişse, tiroit hormon replasman tedavisine başlanıyor. Bazı durumlarda hastalık “haşitoksikozis” olarak isimlendirilen, hipertiroidik bir fazda saptanmaktadır. Bu durumda, hastanın klinik bulguları ve sintigrafik çalışmalarına dayanarak durumun geçici bir hipertiroidi olduğu belirlenebilmektedir. Bu durumda ise hastaya herhangi bir tedavi verilmeden laboratuvar takipleri yapılmaktadır.                                               

    Haşimato Hastalığı Tedavi Edilmezse Ne Olur?

    Bu hastalık tedavi edilmediği takdirde ilerler. Bu da daha ciddi sıkıntılar doğurur. Düşük, kısırlık, doğuştan kusurları olan bir bebek doğurma, kalp rahatsızlıkları, yüksek kolesterol ve ruh sağlığı problemleri bu sorunlar arasında sayılabilir.

    Haşimato Hastalığında Beslenme Nasıl Olmalıdır?

    Haşimato hastalığı ile ilgili özgün bir rejim yoktur. Ancak sağlıklı ve dengeli beslenmek her hastalıkta olduğu benzer biçiminde, haşimato hastalığı için de son derece önemlidir. Bu yüzden haşimato diyeti gibi bir kavram kullanmak hem doğru hem de yanlıştır. Ortamda iyot fazlalığının bu hastalıkları tetiklediğine dair birtakım çalışma ve bulgular olmakla birlikte şu ana kadar bu bulguların doğruluğu kanıtlanamamıştır. Ayrıca hastalığın selenyum takviyesi ile düzeldiğine dair çalışmalar da vardır. 

    Selenyum, haşimato hastalığında düzeyleri artan antikorları azaltabilmektedir. Ancak hastalığın tiroit hormon yetmezliğine gidişinin ise önüne geçememektedir. Kısacası kesin bir yararı görülememektedir. Haşimato hastalığının gidişatını doğrudan değiştirdiği belirtilmemesine rağmen glütensiz beslenme önerilmektedir. Ayrıca beslenme ile ilgili söylenmesi gereken en önemli husus; hipotiroidi sebebi ile tiroit hormonu tedavisine başlanmış olan hastaların ilaçlarını aç karnına almaları ve bununla beraber tiroit hormon ilacının emilimini bozabilecek kepekli besinler, yoğurt ve süt gibi gıdaları aynı öğünde almamalarıdır.

    Haşimato Hastalığı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

    Haşimato Hastalığı Kanser Yapar mı?

    Haşimato tiroidi ile tiroit kanserinin oluşumu arasında mutlak bir ilişki bulunmamaktadır. Tiroit kanserlerinin oluşumu için, tiroit dokusunda nodüllerin ortaya çıkması ve bunlardan bazılarının kansere dönüşmesi gerekmektedir. Haşimato hastalığında ise nodül gelişimi hızlanabiliyor. Bu sebeple de kansere yol açtığı yönünde bir düşünce bulunmaktadır.

    Haşimato Hastalığı Tamamen İyileşir mi?

    Haşimato hastalığı, tıpkı diğer otoimmünite sorunlarında olduğu gibi tamamen ortadan kalkmaz. Ayrıca diğer otoimmünite sorunlarına kıyasla daha şiddetli veya sönük dönemleri olan bir hastalıktır. Ancak tedavi edilmesi mümkündür. 

    Haşimato Hastalığı Kimlerde Görülür?

    Haşimato tiroidi ailesel geçişlidir ve genel olarak 30 ila 50 yaş arasındaki kadınlarda görülmektedir.

    Görülme Sıklığı Nedir?

    Haşimato hastalığının dünyadaki ortalama görülme sıklığı 1000 kişide 0,3-1,5 arasında değişim göstermektedir. Altta yatan sebebin çoğunlukla iyot eksikliği olduğu söylenebilir. Gelişmiş ülkelerde özellikle tarama testlerinin daha sık ve gelişmiş olması ve erken tanıyla birlikte tedaviye başlama süresinin kısa olmasından dolayı, hastalığın görülme sıklığında azalma gözlemlenmiştir. Afrika başta olmak üzere gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde ise iyot kullanımının hastalığın oluşumu üzerindeki etkisi ve etnik kökenin rolü üzerine çalışmalar sürmektedir.

    Haşimato Hastaları Ne Yiyemez?

    Sağlıklı beslenme, bütün hastalıkların tedavisi için önemlidir. Bu hastalık da sağlıklı beslenmenin önemli olduğu hastalıklar arasındadır. Dolayısıyla haşimato hastalığında yenmemesi gerekenler dikkat edilmesi gereken bir konudur. Bu doğrultuda, tıpkı sağlıklı beslenmesi gereken her birey gibi, haşimato hastaları da sosis, sucuk ve salam gibi işlenmiş gıdalardan uzak durmaları gerekir.

    Haşimato Öldürür mü?

    Bu hastalık doğrudan öldürmez. Lakin tedavi edilmediği takdirde, kalp rahatsızlıkları ve beyin problemleri gibi komplikasyonlara yol açabilir. 

    Haşimato Hastalığı ve Gebelik

    Haşimato hastalarında çoğu zaman hipotiroidi gelişme riski yüksektir. Gebe kalmayı düşünen kişilerin belirgin bir hipotiroidi var ise gebelik durumunda bu kişilerin yumurtlama düzenlerinin bozulacağını ve hamile kalmakta güçlük yaşayacaklarını bilmeleri gerekmektedir. Ancak tiroit hormonu tedavisi ile bu durum düzelebilmektedir. Gebeliğin ilk 3 ayında tiroit yetmezliği olan anneler, gebelik devam etse bile bebeklerinin zihinsel işlevlerinin gelişiminde problemler yaşayabilir. 

    Bu nedenle anne adaylarının tiroit fonksiyonları, hamile kalmadan önce ve gebelik süresince 4-6 haftada bir takip edilmeli ve bu kişilere yeterli tiroit hormonu desteği sağlanmalıdır. Unutulmaması gereken bir başka husus ise gebe kişilerin yeterli iyot alımlarının da sağlanmasıdır. Gebelik süresince tiroit hormonu ve iyot alımlarının ne bebeğe ne anne adayına olumsuz bir yan etkisi bulunmamaktadır.


    İlgili İçerikler
    Canlı Destek
    -
    Canlı Destek