Lütfen Bekleyiniz...

Kalp Hastaları Nasıl Beslenmelidir? Kalp Ameliyatı Sonrası Beslenme

Kalp Hastaları Nasıl Beslenmelidir? Kalp Ameliyatı Sonrası Beslenme
İçindekiler

    Kalp Sağlığını Korumak İçin Neler Yapmalıyız?

    Kalp vücudumuzdaki en hayati organlardan birisidir. Bu derece hayati öneme sahip kalp, vücuttaki kanı dolaşım sistemi içerisinde hareket ettiren bir pompa görevi görür. Stresli bir hayat sürmek, gün içinde hareket etmemek, aşırı sigara kullanımı, fazla kilo, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol gibi hastalıklar veya genetik yatkınlıklar sebebiyle kişide kalp hastalıklarının ortaya çıkma ihtimali artar. Dünyadaki nüfusun yaklaşık 4’te 1'i bir kalp hastalığına sahiptir. Bunun yanında Türkiye'de de kalp hastalıkları toplam ölüm sebeplerinin %47'sini oluşturmaktadır. Ancak yapılan araştırmalar, kişinin düzgün ve dengeli beslenerek yağ tüketimini kısıtlayıp kilosunu ideal bir seviyeye getirdiği durumlarda kalp hastalığı kaynaklı ölme ihtimalinin %30 ila %60 arasında azaldığını ortaya koymuştur.

    Bir kişi eğer sağlıklı yaşamak istiyorsa kesinlikle kalp sağlığına dikkat etmeli ve kalp sağlığını korumak için gerekli tedbirleri vaktinde almalıdır. Bu noktada kalp hastalarının beslenme düzeni ve bilhassa kalp ameliyatı sonrası nasıl beslenmeleri gerektiği hayati öneme sahiptir. Kalp sağlığını korumak için bireyler, öncelikle fazla kilolarından egzersiz yaparak ve düzenli beslenerek kurtulmalıdır. Dengeli ve düzenli beslenen kişilerin kalp damar hastalıklarına yakalanma riskinin önemli ölçüde düştüğü birçok tıbbi çevre tarafından kanıtlanmış bir bilgidir. Aynı zamanda kişi kalp ve damar sağlığı için son derece zararlı olan sigaradan uzak durmalıdır ve eğer yüksek tansiyon gibi kalbi etkileyen bir hastalığı varsa bunu kontrol altına almak için tedaviye başlamalıdır. Kişi hayatını mümkün olabildiğince stresten uzak yaşamaya çalışmalıdır. Bu ön tedbirleri alan kişilerin kalp hastalıklarına yakalanma ihtimalleri de çok daha düşük olacaktır. Fakat yine de kalp hastalıklarında erken teşhisin hayati öneme sahip olduğu unutulmamalı, yılda iki kez uzman bir doktor tarafından kişi muayene edilmelidir.

    Kalp Hastaları Nasıl Beslenmelidir?

    Kalp hastalığından korunmak için veya halihazırda kişide bir kalp hastalığı varsa bunun ilerlemesini önlemek için, dünya çapında en çok önerilen beslenme şekli Akdeniz tipi beslenme şeklidir. Akdeniz tipi beslenme şeklinde kuru baklagiller, tahıllar, taze sebze meyveler bolca tüketilir ve yemekler genellikle zeytinyağlı şekilde hazırlanır. Ayrıca bu beslenme şeklinde balık tüketimine oldukça önem verilir ancak kırmızı et ve süt ürünlerinin tüketimi sınırlı tutulur. Örneğin kırmızı et, ayda en fazla iki ya da üç kez tüketilir. Bunların yanında doymuş yağ, basit karbonhidrat ve kolesterol bakımından düşük değerli yiyecekler seçilir. Lif ve posalı yiyecek tüketimine ise özen gösterilir. 

    Akdeniz tipi diyette haftada birkaç kez yumurta balık ve tavuk gibi ürünlerin tüketilmesi önerilmektedir. Akdeniz tipi diyet yapıldığı takdirde gün içerisindeki öğün sayısı düzenli olmalıdır. Yani kişi, kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği rutininden kopmamalıdır. Yemekler beş dakikada hızlı bir şekilde yenmemeli, yemek yeme süresi 20 dakika civarını bulmalıdır. Zira bu durum, bahsi geçen kişinin besinleri yeterince çiğneyip sindirebilmesi için önemli bir husustur. Bunun yanında sayıları 2-4 arasında değişen ara öğünler de ihmal edilmemelidir. Kan şekerini aniden yükseltme potansiyeli bulunan yüksek glisemik endeksli yiyecekleri tüketmekten mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Bu yiyeceklere ise açma, beyaz ekmek, poğaça, bisküvi, kurabiye, şeker gibi vücudu zora sokan yiyecekler örnek olarak verilebilir. 

    Akdeniz tipi diyette kırmızı etin nadiren tüketildiğini belirtmiştik. Bunun yanı sıra sakatat, tereyağı, kuyruk yağı, tavuk derisi gibi bol yağ içeren et ürünlerini de mümkün olduğunca az tüketmeye özen göstermek gerekir. Bu tür yiyecekler yenecekse de kızartma gibi bol yağ gerektiren sağlıksız yöntemler yerine fırın, haşlama veya ızgara gibi sağlıklı pişirme yöntemlerine yönelmek en doğru karar olacaktır. Yüksek tansiyon riskini düşürmek ve kalbe binen yükü azaltmak için yemeklere çok az miktarda tuz atmaya özen gösterilmelidir. Zaten bir kişiye gereken günlük tuz miktarı çoğunlukla yiyeceklerin kendi içine bulunan tuzdan karşılandığı için fazladan koyulan her tuzun kişiye negatif olarak dönmesi muhtemeldir. Bütün bu sayılanlarla birlikte kalbin daha iyi çalışması ve metabolizmanın hızlanıp vücudun kendini daha iyi yenileyebilmesi için, mutlaka günde 2.5 litre civarı su içilmelidir.

    Kalp Hastalığı Olanlar Hangi Yiyeceklerden Kaçınmalıdır?

    Genel olarak baktığımızda kalp hastalığı ile ilgili risk faktörlerini daha da kötüleştirmemek için tüketilen yağ miktarı, tüketilen yiyeceğin %30'unu aşmamalıdır. Aşırı derecede tatlı tüketmekten kaçınmak da yerinde bir seçim olacaktır. Eğer kişi tatlı tüketmek istiyorsa tercihini ağır hamur tatlıları veya şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılardan yana kullanmalıdır. Kalp hastalığınız varsa veya herhangi bir kalp ameliyatı geçirdiyseniz, şu yiyeceklerden uzak durmanız veya tüketecekseniz de çok sınırlı ve kontrollü miktarlarda tüketmeniz önerilir:

    • Karaciğer, böbrek, beyin, işkembe, dil, kokoreç ve benzeri sakatat ürünleri.
    • İçeriği hakkında tam bilgi sahibi olunmayan ve genellikle paket halinde satılan hazır gıdalar.
    • Midye, kalamar, karides gibi kabuklu deniz hayvanları.
    • Mayonez, krema, kaymak, yağlı sos ve meze çeşitleri, çikolata, fındık ezmesi, hardal gibi bol miktarda yağ içeren gıdalar.
    • Patates kızartması, kızartma köfte, kavurma et gibi yağ oranı yüksek ve sağlıksız pişirme yöntemleriyle hazırlanan besinler. Bu besinler fırınlama, buğulama, ızgara veya haşlama gibi sağlıklı yöntemler tercih edilerek yapıldıklarında sağlık açısından çok daha az tehdit oluştururlar.
    • Zararlı yağ içeriği yüksek oranda olan işlenmiş et ürünleri. Örneğin pastırma, salam, sucuk, sosis.
    • Alkollü içecekler.
    • Genellikle çorba hazırlarken kullanılan et suyu ve tavuk suyu.
    • Kola, gazoz, hazır meyve suları ve benzeri organik bir şekilde üretilmeyen meşrubatlar.
    • Kalbin ve damarların yorulmasına sebep olan tereyağı, kuyruk yağı, margarin, içyağı ve benzeri ağır yağlar.

    Kalp Ameliyatı Sonrası Beslenme

    Kalp ameliyatı sonrası beslenme, ciddiye alınması gereken bir konudur. Özellikle de bu tür operasyonlar geçiren bireylerin aklında ‘’kalp ameliyatı geçirmiş kişiler nasıl beslenmelidir?’’ tarzı soru işaretleri oluşmaktadır. Kalp hastalığı olan kişilerin, yağ tüketiminin ve yağ içeren yiyeceklerin kısıtlanması gerektiğinden bahsetmiştik. Ancak zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar bu konuda bir istisnadır. Tabii ki bir kalp hastasına yararlı yağ olsa bile genel olarak yağlı yemek yemesi önerilmez. Ancak yemekleri hazırlamak için ve salatalara tat vermek için kontrollü miktarda zeytinyağı kullanılabilir. Zeytinyağına alternatif olarak fındık yağı ve kanola yağı gibi yağ çeşitlerinin kullanılması da son derece uygun olacaktır.

    Özellikle ameliyattan sonra kalbi korumak için kolesterol konusuna dikkat etmek gerekmektedir. İyi kolesterol (HDL) ve kötü kolesterol (LDL) arasında bir denge kurulmalıdır. Eğer bu denge bir şekilde kurulamıyorsa asıl öncelik iyi kolesterolün artırılmasına verilmelidir. Vücuttaki iyi kolesterolü artırmaya en çok yardımcı olan besinler ise balık ürünleridir. Kalp hastaları için zararlı olan kabuklu balık türleri hariç diğer bütün balık türleri, kişinin kalp sağlığına son derece olumlu etki etmekte ve vücuttaki iyi kolesterolü arttırmaktadır. Balıkla birlikte mercimek, nohut, kuru fasulye, bakla, soya fasulyesi ve yeşil mercimek gibi baklagiller de kişinin kalp sağlığına son derece olumlu etki eden besinlerdir. Genel olarak yağlı bir yapıları olsa da içlerinde bulunan yağlar kaliteli ve sağlıklı olduğu için fıstık, badem, fındık ve ceviz gibi kuru yemişlerin tüketilmesi de gayet yerinde bir tercih olur. Ekmek olarak beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği veya yulaf ekmeği tüketilmelidir. Lahana, brokoli, havuç, kırmızı soğan gibi sebzeler sayesinde de hem yemeklerinize lezzet katabilir hem de kalp sağlığınızı daha iyi koruyabilirsiniz. 

    Ayrıca süt ve süt ürünlerinin çok fazla tüketilmemesi gerektiğinden bahsetmiştik. Bu tür ürünler "light" olarak yani yağları azaltılmış halleriyle tüketildiklerinde daha sık tüketilebilirler. Çay veya kahve içerken ise toz veya küp şeker yerine yapay tatlandırıcılar kullanmak daha iyi bir seçenek olacaktır. Öğünler ise elden geldiğince hafif olmalıdır. Kalp ve damar hastalıkları vücuttaki fazla kilodan ve yüksek yağ oranından tetiklenen hastalıklar oldukları için kişi kilosunu hep ideal seviyede tutmaya çalışmalıdır. Kiloyu korumak veya kilo vermek için beslenme düzenini değiştirmenin tek başına yetmediği durumlarda ise kişiye egzersiz yapmaya başlaması önerilir. Yine de kilo ile ilgili yapılan bu uyarılara rağmen kişi aniden kilo vermeye çalışmamalı, kontrollü bir şekilde kilo vermelidir. 



    İlgili İçerikler
    Canlı Destek
    -
    Canlı Destek