Lütfen Bekleyiniz...

Morbid Obezite Nedir? Kimlere Morbid Obez Denir?

Morbid Obezite Nedir? Kimlere Morbid Obez Denir?
İçindekiler

    Morbid Obezite Nedir?

    Morbid obezite, ortaya çıkardığı risklere bağlı olarak yaşam süresini kısaltan ve ölümcül sonuçlar doğurabilen obeziteye verilen isimdir. Yaygın olarak görülen bu rahatsızlık, aşırı ve hastalıklı şişmanlık anlamına gelmektedir. Bu derece kilolu hastaların, nadiren başarılı olan yaşam stili ve diyet değişikliği ile kilo verememesi durumunda, ameliyat bir seçenek olarak düşünülmektedir. Bu hastaların ilaç, diyet ve egzersiz ile zayıflama ihtimali sadece %2’dir. Bu da, bahsi geçen hastaların ameliyat dışında zayıflamak için başka ihtimallerinin olmadığını gösterir.

    Morbid Obezite Neden Kaynaklanır?

    Morbid obezitenin sebebi tam olarak bilinmemektedir. Fakat bu duruma davetiye çıkarabilen birçok faktör bulunmaktadır. Obez kişilerde, vücut tarafından depolanan enerjinin doyuma ulaşma noktası çok yüksektir. Bu doyma noktasının değişikliğe uğramasının nedeni, az enerji yakan yavaş metabolizma, çok fazla kalori alımı veya her ikisi birden olabilir. Ayrıca obezitenin kalıtsal bir hastalık olduğunu öne süren bilimsel veriler de mevcuttur.

    İştah düzeni ve enerji metabolizmasında karmaşık bir bozukluğa neden olacak şekilde genetik, psikolojik, çevresel, sosyal ve kültürel faktörlerin bir araya gelmesi morbid obeziteyi doğurabilir. Morbid obezite sadece hastanın kendi kontrolünü kaybetmesi gibi basit bir nedenden dolayı ortaya çıkmamaktadır. 

    Morbid Obezitenin Zararları Nelerdir?

    Morbid obezite, hasta kişinin hayat kalitesini ve ruh sağlığını ciddi bir biçimde sıkıntıya sokmanın ötesine geçerek yaşam süresini bile kısaltabilen birtakım sorunlara yol açar. Aşırı şişmanlık, belli bir noktadan sonra şeker hastalığı ve hipertansiyona sebebiyet vermektedir. Günümüzdeki birinci ölüm nedeni hala damar sertliği olarak bilinmektedir. Hem hipertansiyon hem de şeker hastalığı, damar sertliği açısından dikkat edilmesi gereken risk faktörleridir. 

    Bu sebeple eğer morbid obezler tedavi edilmezlerse, yaşıtlarına göre çok daha erken damar sertliği ve buna bağlı oluşabilecek inme ya da enfarktüs gibi nedenlerden dolayı hayatlarını kaybedebilmektedirler. Geneli genç olan hasta topluluğu aynı zamanda çok erken yaşta ciddi diz problemleri, ürolojik problemler, solunum sıkıntıları, uyku apnesi, depresyon, sosyal izolasyon gibi birtakım farklı problemlerle de karşı karşıya gelmektedirler.

    Morbid Obezite Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Morbid obezite tedavisi uzun zaman alan bir tedavi yöntemi olup, kişiye belirgin kilo kaybı sağlamaktadır. Bu nedenle, tedavi için öne çıkan tek yöntem cerrahi operasyondur. Bazı cerrahi operasyonların fazlalık yağların alınmasından bağımsız olarak, iştahın azalmasına ve yavaşça kilo kaybına sebep olduğu vurgulanmaktadır. Fakat 1991’den bu yana uluslararası sağlık alanında morbid obezitenin ameliyat için bir gösterge olduğu konusunda mutabakata varılmıştır. 

    İlaç Tedavisi

    1991’de Sağlık Konferansı Ulusal Enstitüleri, nadir durumlar dışında, morbid obezite hastalarının kilo kaybetmesi amacıyla uygulanan cerrahi olmayan yöntemlerin, uzun dönemde etkili olmadıkları kanısına varmıştır. Morbid obezite sebebiyle cerrahi olmayan yöntemlere başvurarak kilo verme programlarına dahil olan hastaların neredeyse tamamının, kaybettikleri kiloları beş sene içerisinde tekrardan aldıkları gözlemlenmiştir.  Kilo kaybına yönelik reçeteli veya reçetesiz satılmakta olan ilaçlar piyasada mevcut olmasına rağmen, bunların morbid obeziteye tedavi olabilecek kadar uzun süreli tıbbi tedavide önemli bir rolü bulunmamaktadır. İştah azaltan ilaçlar 15 ile 30 kilogram kadar kilo kaybına yardımcı olabilmektedir. Kilo kaybına yönelik farklı ve çeşitli profesyonel programlar, düşük kalori içeren diyetler ve fiziksel aktiviteler ile beraber davranış değiştirme yöntemlerini uygularlar. Bu gibi programların haftada bir veya iki kilogram kadar kilo kaybını sağladıkları rapor edilmiştir. Fakat beş sene içerisinde kaybedilen tüm bu kiloların neredeyse tamamı tekrar alınmaktadır.

    Cerrahi Tedavi

    Geride kalan 40-50 yılda kilo kaybını sağlayan çeşitli cerrahi operasyonlar yapılmaktadır. Pek çok cerrah tarafından onaylanan ameliyatlar şunlardır: dikey bantlı gastroplasti, ayarlanabilen ve ayarlanamayan gastrik bantlama, Roux-En-Y Gastrik Bypass ve Malabsorpsiyon prosedürleri.

    Dikey bantlı gastroplasti yönteminde bir parça mesh ile güçlendirilen ve alt mideye çıkışı kısıtlayan minik bir kese kullanılmaktadır. Laparoskopik gastrik bant yönteminde ise midenin en üst kısmına 1 cm’lik bir bant veya kemer yerleştirilmektedir. Böylelikle minik bir kesecik oluşup alt mideye sabit bir çıkış elde edilmektedir. 2001 yılında FDA tarafından onaylanan ayarlanabilir bant sayesinde, mideye giden çıkış daha da küçültülebilmektedir. Böylece, gıdanın kesecikten çıkması daha da engellenmektedir.

    Gastrik bypass prosedüründe ise mide bölünüp ufak bir gastrik kese oluşturulur. Oluşturulan gastrik kese farklı uzunluklarda ince bağırsağa Y şekilli olarak bağlanır. Malabsorpsiyon ameliyatları, bağırsaklardan kalori absorpsiyonunu azaltır ve kilo kaybını sağlar. Bu operasyonlarda midenin boyutu küçültülüp bağırsakların birçoğu bypass edilir.

    Morbid Obezite Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

    Kimlere Morbid Obez Denir? 

    ‘’Kimler morbid obezdir?’’ sorusu sıkça sorulmakla beraber, bu soruya yanıt vermek için öncelikle vücut kitle indeksinin ne olduğunu açıklamamız gerekmektedir. Yaygın olarak boy kilo indeksi adıyla da bilinen vücut kitle indeksi, ideal kilonun hesaplanması için yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntem sayesinde, kg cinsinden vücut kitlesinin, metre cinsinden vücut uzunluğunun karesine bölünmesiyle hesaplanabilmesi mümkündür. 

    Vücut Kitle İndeksi (VKİ) seviyeleri ise şu şekilde sınıflandırılmaktadır:

    25 ve Altı= İdeal Vücut Ağırlığı

    25 - 30= Aşırı Kilolu

    30 - 35 Seviye 1= Obez

    35 - 40 Seviye 2= Obez

    40 ve 50 Seviye 3= Morbid Obez

    50 ve Üstü= Süper Morbid Obez

    Laparoskopik Obezite Cerrahisinin Avantajları Nelerdir?

    Laparoskopik obezite cerrahisinin avantajları;

    • Hastanede kalma süresinin kısalması,
    • İş hayatına çabuk geri dönme,
    • Daha iyi görünüm olarak sıralanabilir.

    Laparoskopik Obezite Cerrahisi Hangi Hastalar İçin Uygundur?

    Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından obezite cerrahisi için hasta kişilerin neye göre seçildiklerini açıklayan aşağıdaki maddeler yayınlanmıştır;

    • Hastalar ideal vücut ağırlıklarından yaklaşık 45,5 kilogram veya 
    • %100 daha ağır olmalıdır.
    • Hasta, morbid obeziteye yol açtığı bilinen hiçbir metabolik veya hormonal sebebe sahip olmamalıdır.
    • Hastanın, kilo kaybı sonucunda fayda sağlayacağı ve fiziksel ve sosyal şikayetler gibi objektif olarak ölçülebilecek şikayetleri bulunmalıdır. 
    • Hasta kişi, potansiyel risk faktörleri ve komplikasyonlar da dahil olmak üzere tavsiye edilen cerrahi operasyonun önemini tam olarak kavramak zorundadır.
    • Hasta uzun seneler boyunca bir tıp uzmanı tarafından gözlenmeye ve izlenmeye sabırlı ve istekli olmalıdır.
    • Hastanın, daha öncesinde kilo vermek için ilaç tedavisini denemiş ve bu tedavi yönteminden sonuç alamamış olması gerekmektedir.
    • Bazı durumlarda ise ideal vücut ağırlığından tam 45,5 kilogram veya %100 daha ağır olmayan hastalar da cerrahi operasyonlara aday gösterilebilmektedir. Fakat bu hastanın, kilo verme nedeniyle iyileşebilecek morbid tıbbi sorunları olması gerekmektedir.

    Morbid Obezler Neden Kilo Veremezler veya Neden Bu Kadar Kilo Alırlar?

    Kilo almak bilimsel olarak vücudun harcadığından daha fazla kalori alması demektir. Eğer hastanın Cushing gibi obeziteye sebebiyet veren özel hormonal bir rahatsızlığı bulunmuyorsa, bunun ön koşulu vücudun ihtiyacından daha fazla yemek yenmesidir. Hem bilimsel verilere hem de normal yaşam pratiğine bakıldığında morbid obezlerde diyet ile kalıcı kilo kaybı sağlanmasının imkânı yoktur. En sık gözlemlenen durum, ciddi uğraşlar ve özel diyet sonucunda 10 ila 15 kilo arasında kilo verilmesi ve daha sonra bu fazla kiloların bu sefer fazlasıyla geri alınmasıdır. 

    Bazı hastaların neden morbid obez oldukları tam olarak bilinmese de aile bireylerinde obez sıklığının daha fazla olması, bu hastalığın genetik bir altyapısının olduğuna işaret etmektedir. Ayrıca fazla kalorilerin depolanması hususunda vücudun ilgili mekanizmasında bir bozukluk olabileceğinden şüphelenilmektedir. Diğer bütün yöntemler yeterince denenmesine karşın kilo kaybı sağlanamamışsa ya da sağlanıp kilolar tekrar alınmışsa, günümüzdeki en etkili kalıcı kilo verme yöntemi olan morbid obezite cerrahisine başvurulmalıdır.


    İlgili İçerikler
    Canlı Destek
    -
    Canlı Destek