Lütfen Bekleyiniz...

Myastenia Gravis Nedir? Myastenia Gravis Belirtileri ve Tedavisi

Myastenia Gravis Nedir? Myastenia Gravis Belirtileri ve Tedavisi
İçindekiler

    Myastenia Gravis Nedir?

    Nörolojik hastalıklar arasında olan Myastenia Gravis, kronik özelliğe sahip otoimmün bir sinir ve kas hastalığıdır. Hastalığa sahip olan kişilerde, sinirlerin gönderdiği sinyaller kaslara olması gerektiği gibi iletilemez. Sinir hücreleri ve iskelet kası hücreleri arasında yaşanan bu iletişim aksaklığı sonucunda kişi kaslarında güç kaybı yaşar ve istediği gibi, senkronize bir şekilde hareket edemez. Myastenia Gravis hastalığı, kişide ortaya çıkış şekline ve ilerleyiş hızına bağlı olarak farklı kas gruplarını etkileyebilir. Hastalık kimi zaman küçük kas gruplarının etkileyebilirken, kimi zaman da genel olarak tüm vücudu etkileyip kişide sürekli bir güçsüzlük ve bitkinlik hissine sebep olabilir. 

    Hastalığın temel sebebi olarak, normalde vücuda büyük yararı olan ve bağışıklık sisteminin önemli bir parçası olan "antikor" hücreleri gösterilmektedir. Bu savunma hücreleri, çeşitli kimyasal etkileşimler sonucunda sinir sisteminde yer alan asetilkolinin reseptörüne hasar verebilir ve hatta yok edebilir. Böylelikle sinir hücreleri arasındaki iletişimde bir kopukluk meydana gelir ve kaslarda güçsüzlük başlar.

    Hastalık vücuttaki her kas grubunu etkileyebilecek bir potansiyele sahiptir. Ancak bazı vücut fonksiyonları ve kas grupları Myastenia Gravis (MG) hastalığından etkilenmeye daha yatkındır. Bunlar arasında yüzdeki mimikleri, konuşmayı, yutmayı ve çiğnemeyi etkileyen kaslar, boyun, bacak, göz kapakları ve gözler sayılabilir. Hastalığın ileri seviyelere ulaştığı durumlarda ise diyafram gibi kişinin solunumla görevli olan kaslarında iletişim problemi ortaya çıkabilir.

    Myastenia Gravis Kimlerde Görülür?

    Myastenia Gravis hastalığı her yaş grubunda ve her cinsiyette ortaya çıkabilir. Hastalık kadınlarda genellikle 30'lu yaşlardan itibaren görülmeye başlarken, erkeklerde ise en sık 60-70 yaşları arasında görülür.

    Myastenia Gravis Belirtileri Nelerdir?

    Hastalık, sinir hücrelerinden gelen sinyallerin kas hücrelerine olması gerektiği gibi iletilememesine sebep olur. Bu sebeple kişide ortaya çıkan belirtiler çoğunlukla kaslarla alakalıdır. Hastalığın semptomları aniden ortaya çıkabilir ve bunun yanında kişi etkin bir dinlenme sürecine girerse semptomlar hafifleyebilir. Bu bilgilerden hareketle, hastalığın sonucu olan kas güçsüzlüğünün günün belirli saatlerinde artacağı, belirli saatlerinde ise azalacağı söylenebilir. 

    Belirtiler genellikle sabah vücut dinlenmiş haldeyken hafif seyreder, ancak gün ilerledikçe kişideki kas güçsüzlüğünün şiddeti artar. Kişinin hareketli bir yaşam tarzına sahip olması, ağır kaldırması ve vücudunu yoracak işler yapması semptomları tetikleyici özelliğe sahiptir. Kişiye uygun tedavi yöntemleri uygulanmazsa hastalık kademeli olarak ağırlaşır. Hastalığın başlangıcından sonra birkaç yıl içerisinde kaslara dair olumsuz semptomlar artış gösterir.

    Myastenia gravis hastası olan kişiler en sık gövde bölgesindeki büyük kas gruplarında ve göz-göz kapağı kaslarında güçsüzlük hissederler. Bu sebeple saç tararken zorlanma, yük kaldırma ve tıraş olma gibi aktivitelerde zorluk yaşanabilir, buna ek olarak kişinin görüşünde bozukluk görülebilir. Göz kapakları kendiliğinden aşağıya doğru iner ve gözlerin sağa sola doğru olan hareketlerinde aksaklıklar görülür. Hastalığın sıklıkla görülen diğer belirtileri ise aşağıdaki gibi sıralanabilir:

    • Göz kapağının aşağı düşmesi olarak da bilinen “pitoz”. Bu durum, hastalığın kişideki seyrine göre bir ya da iki göz kapağında da görülebilir. Genellikle hastalığın ilk belirtileri arasında yer alır. Bu semptom, günün ilerleyen saatlerinde etkisini daha çok gösterir.
    • Yutkunma zorluğu.
    • Nefes alırken zorlanmak (diyaframı etkileyen ileri vakalarda bu belirti kendisini daha ağır bir şekilde gösterir)
    • Yürümekte ve gündelik işleri yapmakta zorlanmak.
    • Dizartri adı verilen ve konuşma bozukluğu olarak tanımlanan rahatsızlık.
    • Kol, bacak, boyun kaslarında ve ekstremitelerde ortaya çıkan zayıflık hissi.
    • Yüz ifadesinde normalin dışında değişimler. Mimikleri ve yüz hareketlerini olması gerektiği gibi kontrol edememek.
    • Diplopi olarak adlandırılan çift görme ve kişinin görüşünün bulanıklaşması durumu.
    • Göz kaslarının zayıflaması ve gözleri sağa sola hareket ettirirken zorluk yaşamak.
    • Kendisini özellikle günün ilerleyen saatlerinde gösteren aşırı yorgunluk ve bitkinlik.
    • Yüz felci.

    Myastenia Gravis hastalarında yukarıdaki belirtilerin yanında hatırı sayılır bir oranda (%10-15) tümör oluşumu gözlemlenebilir. Bu tümörün kansere dönüşme ihtimali görece düşük olsa da boyun ve göğüs boşluğunun arasındaki timüs bezinde ortaya çıktığı için kişinin yaşam kalitesini olumsuz olarak etkiler. Tümörün büyümesi ile kişi göğsünde baskı hissedebilir, nefes darlığı, yutkunma güçlüğü ve bozuk konuşma gibi belirtileri yaşayabilir. Bu sebeple vakit geçmeden tedavi edilmesi gereklidir.

    Myastenia Gravis Tanı Yöntemleri Nelerdir?

    Hastalığın belirtilerinden birkaç tanesine sahip olan kişilerin öncelikle bir doktora başvurması gerekir. Doktor hastaya detaylı bir fiziksel muayene yapar ve kişinin hastalıkla ilgili yaşadığı belirtileri detaylıca not alır. Hastalığın tanısını erken evrelerde koymak çok kolay değildir. Zira ortaya çıkan ilk semptomlar genellikle hafif göz seğirmeleri ve küçük çaptaki kas güçsüzlükleri ile sınırlıdır. 

    Doktor myastenia gravis hastalığından şüphelendiğinde ilk olarak yine bu bölgeleri gözlemler. Göz hareketleri ve vücutta zayıflık olduğu hissedilen bölgeler dikkatlice incelenir. Kasların gücü ve reflekslerini test etme amacıyla da çeşitli testler uygulanır. Fiziksel ve nörolojik muayeneye ek olarak hastadan çeşitli laboratuvar ve radyoloji tetkikleri istenebilir.

    Hastalığın tanısını koymak için sinir iletim testleri yapılabilir. Vücuttaki kasların sinirlerden gelen sinyallere tepkisi ölçülür. Bu amaçla kişiye EMG (Tek Lifli Elektromiyografi) testi yapılabilir. Elektromiyografi yönteminde kişinin çeşitli kas gruplarına elektronik bir cihaz aracılığıyla sinyaller gönderilir. Eğer kaslar gönderilen bu sinyallere düşük seviyede tepki veriyorsa ve tam olarak kasılmıyorsa, kişide Myastenia Gravis hastalığının olduğu şüphesi artar.

    Kan testiyle ise hastanın kanında sinirlerin iletişimini sağlayan reseptörlere zarar veren antikorlar olup olmadığı tespit edilmeye çalışılır. Bunun yanında, kişinin eğer göğüs bölgesinde baskı hissi varsa manyetik rezonans (MR) ve bilgisayarlı tomografi (BT) görüntüleme yöntemleri ile kişinin timüs bezinde tümör (timoma) olup olmadığı anlaşılabilir.

    Myastenia Gravis Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

    Myastenia Gravis tedavisi için en yaygın kullanılan yöntem ilaç tedavisidir. Kişiye reçete edilen ilaçların ortak özelliği, sinir reseptörlerine hasar veren antikor oluşumunu engellemeleridir. Böylelikle kaslar ve sinirler arasındaki iletişim daha sağlıklı bir şekilde kurulabilir. Söz konusu ilaçlar arasında bağışıklığı baskılayan ilaçlar ve kortikosteroidler yer alır. Bunların yanında, kişideki kas güçsüzlüğünün etkisini azaltmak amacıyla kolinesteraz inhibitörleri de kullanılmaktadır.

    Kişinin timus bezinde tümör görüldüğü durumlarda ise ilaçla tedavi mümkün değildir. Bu durumun tedavisi için kişiye cerrahi müdahale yapılması şarttır. Zira tümör kişide göğüste baskı hissi, nefes darlığı ve hatta nadir de olsa kanser gibi olumsuz durumlara sebep olabilmektedir. Yapılacak olan bu cerrahi müdahalenin genellikle başarı oranı yüksektir. 

    Cerrahi müdahale sonucunda tümörün temizlenmesine ek olarak, kişideki myastenia gravis semptomlarında da azalma görülür. Yukarıda bahsedilen yöntemlere ek olarak, plazmaferez adı verilen ve bağışıklık sistemindeki zararlı parçacıkların kandan temizlenmesi de yaygın bir uygulamadır. Kişi ilaçlarını düzenli olarak kullanmalı ve yaşam tarzını hastalığı doğrultusunda kontrol altına almalıdır. Kişi stresten ve sıcak ortamlardan uzak durmalı, ağır yük kaldırmaktan ve fiziksel işlerden mümkün olduğunca kaçınmalıdır.

    Myastenia Gravis Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

    Myastenia Gravis Doğuştan Gelen Bir Hastalık mıdır?

    Myastenia Gravis, doğuştan ortaya çıkan bir hastalık değildir. Hastalığın aynı zamanda bulaşıcı bir özelliği de yoktur. Hastalık belirtilerinin zaman zaman bebeklerde de görülebilmesi, hastalığın doğuştan kaynaklandığının düşünülmesine sebep olmuştur. 

    Ancak bebeklerde Myastenia Gravis semptomlarının görülmesinin asıl sebebi, bebeğe anne tarafından doğum öncesinde aktarılan antikorlardır. Hastalığın bu şekilde ortaya çıkan semptomları genellikle geçici bir özelliğe sahiptir ve bebeğin hastalığı taşıdığı anlamına gelmez. Bu durumdaki bebeklerde kas uyuşukluğu, emzirirken zorlanma ve başını tutamama gibi belirtiler görülebilir.

    Myastenia Gravis Genetik midir?

    Hastalık genellikle sonradan ortaya çıkar. Fakat nadiren de olsa genetik sebeplerden dolayı bebeklerde ortaya çıkabilir. Ancak bu durum, anne kanından geçen antikorlar sonucunda ortaya çıkan geçici kas güçsüzlüğü ile karıştırılmamalıdır. Genetik sebeplerden dolayı ortaya çıkan myastenia gravis hastalığı geçici değildir ve henüz kesin bir tedavi yöntemi yoktur.

    Myastenia Gravis Tamamen İyileşir mi?

    Myastenia Gravis hastalığının günümüzde henüz net bir tedavisi mevcut değildir. Ancak uygulanan tedavi yöntemleri sayesinde hastalığın kişide sebep olduğu olumsuz semptomların şiddeti ciddi ölçüde azalır ve belirtilerin ilerleme hızı yavaşlatılabilir. Tedavide asıl amaç kişinin yaşam kalitesini olabildiğince yüksek tutmak ve hastalığın ilerlemesini önlemektir.


    İlgili İçerikler
    Canlı Destek
    -
    Canlı Destek