Lütfen Bekleyiniz...

Parkinson Nedir? Neden Olur? Parkinson Belirtileri ve Tedavisi

Parkinson Nedir? Neden Olur? Parkinson Belirtileri ve Tedavisi
İçindekiler

    Parkinson Nedir?

    Parkinson hastalığı, günümüzde Alzheimer hastalığı ile birlikte ileri yaşlarda en sık görülen hastalık olma özelliğine sahiptir. Hastalık tıbbi olarak ilk defa 1817 senesinde 'titrek felç' olarak tıp literatürüne girmiştir. Parkinson hastalığı asıl olarak beyinde bulunan hücrelerin birbirleriyle iletişime geçmesini sağlayan 'dopamin' üretici hücrelerin bozulmaya uğramasından kaynaklanır. Bahsi geçen bu hücreler ekseriyetle beynin substansiya nigra olarak adlandırılan bölgesinde yer alırlar. Substabsiya nigra bölgesinde üretilen dopamin beyin hücrelerinin birbirleriyle haberleşmesinin yanı sıra, kişinin hareket kabiliyetinde de oldukça önemli bir yere sahiptir. 

    Zira dopamin sayesinde kişinin hareketlerini kontrol etmesini sağlayan striatum bölgeleri arasındaki iletişim sağlanır. Kişinin vücudunda üretilen dopamin yoğun miktarda azaldığında kişinin hareketlerini kontrol etmesi zorlaşır ve vücut uyumlu ve akıcı bir şekilde hareket edebilme yetisini kaybeder. Hastalığın belirtileri genellikle bir anda ortaya çıkmaz. Beyin hücreleri yavaş yavaş kaybedildiği için hasta bir anda tüm hareket kabiliyetini yitirmek yerine hastalığın semptomlarını aşamalı olarak yaşar. 

    Parkinson Neden Olur?

    Parkinson hastalığının ne sebeple ortaya çıktığı bilinmemektedir. Vücutta ortaya çıkan ve sebebi tam bilinmeyen bir süreç sonucunda dopamin üretiminde görev alan hücrelerde bozulma meydana gelir. Ortaya çıkan bu bozulma düzeltilemez ve kişi parkinson hastalığına yakalanmış olur.

    Parkinson Hastalığı Kimlerde Ortaya Çıkar?

    Parkinson hastalığı toplumda genel olarak da bilindiği gibi daha çok ileri yaşlarda ortaya çıkar. Hastalık yaygın olarak 40 ile 75 yaş arasındaki kişilerde ortaya çıkar. 65 yaşını aşmış kişilerde ise parkinsona yakalanma riski daha da fazla artış göstermektedir. Hastalığın 65 yaş üzerindeki kişilerde görülme oranı %1'e tekabül etmektedir. Bunun yanında bilinenin aksine parkinson hastalığı genç yaşta da ortaya çıkabilir. 

    Nadir karşılaşılan bir durum olsa da, parkinson hastalığına sahip olan kişilerin yaklaşık %5'i 20 ile 40 yaş arasındaki genç bireylerdir. Ek olarak parkinson hastalığı erkeklerde kadınlara kıyasla çok daha sık görülür. Günümüze kadar toplanan veriler neticesinde parkinson hastalığının erkeklerde kadınlara kıyasla %50 daha fazla görüldüğü sonucuna ulaşılmıştır.

    Parkinson Belirtileri Nelerdir?

    Parkinson hastalığı belirtileri kişide kendisini aniden ve şiddetli bir şekilde göstermez. Hastalık yavaş ilerleyen bir nörodejeneratif hastalık olma özelliğine sahiptir. Hastalığın yaygın olarak bilinen en ayırt edici belirtisi ise kişinin hareket kabiliyetinde meydana gelen bozulmalardır. Burada bahsedilen 'hareket' kelimesi birçok farklı durumu içinde barındırır. Örneğin kişi hastalık öncesi yaşamındaki gibi mimiklerini kullanamaz, konuşurken daha robotumsu ve monoton bir surata sahip olur, hareketleri yavaşlar ve akıcılığını kaybeder, kişinin gövdesi dik durmak yerine eğilimli bir görünüme sahip olur ve genellikle hastalığa sahip kişilerde kol - bacak bölgelerinde titreme görülür. 

    Sonuç olarak zamanla kişinin hareketleri normale kıyasla yavaşlar ve kişinin hareket kabiliyeti kısıtlı hale gelir. Ancak hastalık genellikle 65 yaş üstü kişilerde ortaya çıktığından bu belirtiler ilk başta çoğu kişi tarafından bir hastalık habercisi olarak görülmez. Hasta ve çevresindeki kişiler bu semptomları genellikle yaşlılığa ve kişinin diğer sahip olduğu kronik rahatsızlıklara bağlayabilirler. Örneğin parkinson başlangıcı olan kişiler; genellikle ilk aşamada kol ağrısı, bacak ağrısı, eklem ağrısı veya depresyon gibi semptomlar gösterdikleri için bu sorunlarını genellikle nörolojik olarak görmezler. Bu durum hastalığın ilk aşamada erken teşhis edilebilmesini güçleştirir. Parkinson hastalığı belirtileri vücutta kendisini ilk olarak istirahat halinde elde ve el parmaklarında titreme ve kolda hareket güçlüğü olarak gösterir. 

    Bu titreme ve hareket güçlüğü belirtileri ilk başta genellikle tek taraflıdır. Hastalığın beyin hücrelerinde yarattığı tahribat arttıkça artık kişinin iki tarafında da hareket kaybı ve titreme belirtileri görülmeye başlar. Titreme kimi zaman ayakta, dilde veya çenede de görülebilir. Bunun yanında kişinin hareketleri yavaşlar ve kişi yazı yazmakta zorlanabilir. Bu belirtileri mimiklerin azalması ve yürürken bir bacağın daha yavaş hareket etmesi gibi durumlar takip eder. Hastalığın hangi bölgeyi etkilediğine göre seyri de değişiklik gösterir. 

    Yani parkinson eğer üst ekstremitede başladıysa, hastalık genellikle ellerde belirti gösterir. Bunu kol, ayak, bacak, yüz, konuşma ve yutma güçlüğü takip eder. Alt ekstremitede başlayan parkinson hastalığında ise bu sıralama ayak, bacak, kol, el, yüz, konuşma ve yutma güçlüğü sırasını takip eder. Bunun yanında kişinin ses tonu daha kısık bir hal alır ve el yazısı küçülür. Hareket kabiliyetini etkileyen semptomlara ek olarak kişide kabızlık, tansiyon düşüklüğü, depresyon, uyku düzeni bozukluğu, huzursuz bacak sendromu ve koku almada güçlük gibi durumlar da ortaya çıkabilir.

    Parkinson Hastalığı Evreleri Nelerdir?

    Parkinson hastalığı evreler şeklinde ilerler. Hastalık ileri evrelere geçtikçe beyinde yarattığı tahribat artar ve buna bağlı olarak da kişinin yaşam kalitesi son derece olumsuz şekilde etkilenir.

    Evre 1 

    Hastalık ilk aşamada genellikle vücudun tek tarafında ortaya çıkan. Örneğin sadece sol elde ve sol el parmaklarında titreme görülür. Bununla birlikte kişi ayakta hareket ederken hastalıktan etkilenen kolunda salınım meydana gelmez. Kişinin mimiklerinde eskiye nazaran bir donukluk oluşmaya başlar. Bu belirtiler genellikle çok ağır seyretmezler ve ancak hastanın yakın çevresindeki kişiler tarafından fark edilebilirler.

    Evre 2rnrn

    Parkinson hastaları, hastalığa yakalandıktan yaklaşık 3 sene sonra 2. evreye geçerler. Kişideki hareket bozuklukları ve titremeler 1. evrenin aksine artık vücudun iki tarafını da etkilemektedir. 2. Evre parkinsona sahip olan kişilerdeki duruş ve yürüyüş bozuklukları artık dışarıdan kolayca fark edilebilir hale gelmiştir. Kişi günlük yaşamına normal şekilde devam edebilir ancak bu aşamada hastalar genellikle kendilerinde bir problem olduğunun farkına varırlar. 

    Evre 3

    Bu evrede beyindeki tahribat giderek yoğunlaşır ve hastanın özellikle gövde hareketlerinde yavaşlık görülür. Hasta zaman zaman yürürken dengesini sağlamakta güçlük çekebilir ve yere düşebilir. Bu evrede kişide görülen işlev bozukluğu orta seviyededir.

    Evre 4

    Bu evrede belirtiler son derece şiddetli hale gelir. Bir önceki evrede bir şekilde de olsa yürüyebilen hasta artık ayağa kalkmakta bile büyük güçlük yaşar. Bu evrede titreme önceki evrelere kıyasla azalma eğilimi gösterir. Hasta zor da olsa hareket edebilir ancak hareketleri aşırı derecede yavaşlamıştır ve bu yüzden tek başına hayatlarını idame ettiremezler.

    Evre 5

    Parkinson hastalığının son evresinde hastanın hareket kabiliyeti tümüyle kaybolur. Hasta bu evreden sonra tamamen yatağa bağımlı hale gelir ve bir yere gitmesi gerektiğinde tekerli sandalye ile taşınmak zorunda kalır. Dolayısıyla hasta sürekli bakıma ve ilgiye ihtiyaç duyar.

    Parkinson Hastalığı Tanı Yöntemleri Nelerdir?

    Parkinson hastalığının tanısının konulabilmesi ve tedaviye başlanabilmesi için öncelikle bir nöroloji doktoruna başvurmak gerekir. Doktor tarafından hastanın tıbbi geçmişi dikkatlice incelenir ve hastaya ilk aşamada fiziksel muayene yapılır. Muayene esnasında el, kol veya bacaklarda titreme, hareket kabiliyetinde azalma, denge problemi ve kol - bacak - gövde bölgesinde katılaşma gibi ana motor belirtilerinin kişide bulunup bulunmadığı kontrol edilir. Eğer bu belirtilerden iki veya daha fazlası kişide mevcutsa durum parkinson hastalığının varlığına işaret edebilir. Eğer belirtilerden kesin bir sonuç çıkmıyorsa radyolojik görüntüleme yöntemleri kullanılarak kişideki hastalığın tespiti yapılabilir.

    Parkinson Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

    Parkinson hastalığının tedavisi hususunda erken teşhis çok önemli bir yer tutmaktadır. Parkinson, beyinde diğer hücre kaybı yaşatan hastalıkların aksine tedaviye olumlu cevap veren bir hastalıktır. Parkinson tedavisi sayesinde, hastalığın beyinde yarattığı tahribat tamamen durdurulamasa da önemli ölçüde azaltılabilir ve kişinin yaşam kalitesi yükselir. Kişiye uygulanacak olan tedavi hastalığın hangi evrede olduğuyla ilişkilidir. Ancak çoğu parkinson hastasına klasik olarak dopamin üretimini arttıracak ilaçlar reçete edilmektedir. 

    Böylelikle beyindeki hareketi kontrol eden sinirler birbirleriyle daha iyi şekilde iletişim kurabilir. Bunun yanında cerrahi bir yöntem olan beyin pili sayesinde hastanın halihazırda gösterdiği olumsuz semptomların ve hareket bozukluklarının etkisi azaltılabilir. Beyin pili ve ilaç yöntemine ek olarak kişiye fizik tedavi programı hazırlanabilir. Yapılan fizik tedavinin amacı hastanın kaslarını mümkün olduğunca aktif tutmak ve kaslarda oluşan sertleşmeyi azaltmaktır. Bunun yanında eğer kişinin konuşmasında da bozulma varsa kişiye dil terapisi uygulanabilir.

    Parkinson Hastalığı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

    Parkinson Hastalığı Genetik midir?

    Parkinson hastalığının birçok farklı sebebi vardır. Hastalığın tek başına genetik sebeplerden ortaya çıktığını söylemek doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Bunun yanında, eğer kişinin annesi, babası veya kardeşi gibi yakın kan bağı bulunan akrabalarında parkinson hastalığı varsa kişide de aynı hastalığın görülme riski artacaktır. Bununla birlikte, eğer kişinin yakın kan bağı olan aile fertlerinde parkinson varsa kişide görülecek olan Parkinson hastalığı belirtileri normalin aksine daha genç yaşlarda ortaya çıkabilir.

    Parkinson Hastalarında İdrar Kaçırma Sorunu Yaşanabilir mi?

    Parkinson hastalığı vücuttaki ana motor hareketlerde bozulmaya sebep olur. Bu durum kimi zaman mesaneyi de etkileyebilir. Sonuç olarak parkinson hastalarında istemsiz olarak altına idrar kaçırma problemi görülebilir.


    İlgili İçerikler
    Canlı Destek
    -
    Canlı Destek