Lütfen Bekleyiniz...

Polikistik Over Nedir? Polikistik Over Belirtileri ve Tedavisi

Polikistik Over Nedir? Polikistik Over Belirtileri ve Tedavisi
İçindekiler

    Polikistik Over (Polikistik Over Sendromu) Nedir?

    Polikistik over hastalığı, diğer adlarıyla polikistik over sendromu veya PKOS olarak da bilinmektedir. Polikistik over, genel olarak hastalığa sahip olan kadınların doğurganlık ve hamilelik süreçlerini olumsuz yönde etkiler. Bununla birlikte aynı zamanda kişinin vücudunda çeşitli birçok hastalığın ortaya çıkmasında da rol oynar. Polikistik over sendromuna sahip olan kişilerin yumurtalıklarında genellikle boyutu küçük olan ve iyi huylu özellik gösteren fazla sayıda kistik yapılar ortaya çıkar. Kişinin üreme organlarında ortaya çıkan bu kistler her ne kadar iyi huylu olsa da vücudun olağan işleyişini bozdukları ve anormal bir yapı oldukları için zamanla sendromu geliştiren kişilerde adet düzensizliği görülür. 

    Adet düzensizliğiyle birlikte kişinin adet düzeninde aksaklıklar ve değişmeler başlar. Bunun sonucu olarak hastalığa sahip olan kişilerin hamile kalma ihtimalleri oldukça düşer. Bu durumun yanında polikistik over gelişimi görülen kişilerin vücutlarındaki hormon üretiminde de değişimler meydana gelir. Bu durumun sonucu olarak sendroma sahip kişilerin vücutlarında tüylenme ve normale kıyasla çok daha fazla sivilcelenme görülür. 

    Polikistik over sendromunun vücutta ortaya çıkmasının altında yatan temel sebep henüz kesin olarak bilinemese de genel olarak hastalığın genetik faktörlerden ortaya çıktığı düşünülmektedir. Sendroma sahip olan kadınların yumurtalıkları ise normal kişilere kıyasla farklı bir görünüme sahip olur. Bu görüntü gelişmiş tıbbı yöntemler sayesinde ultrason cihazı kullanılarak doktor tarafından kolaylıkla fark edilebilir. Kişinin yumurtalıklarında iç kısmında yumurta bulunan çok sayıda kistik yapı bulunur. Bu yumurtaların çoğunda ise döllenme yeteneği yoktur. 

    Kişide ortaya çıkan kistik yapıların sayısı ve doğurganlığa ne ölçüde etki edeceği hastalığın seyrine ve tedaviye hangi dönemde başlandığına bağlı olarak değişmektedir. Polikistik over sendromu tedavi edilmeden uzun süre geçirildiği durumlarda kişide; yüksek tansiyon (hipertansiyon), kalp damar hastalıkları, psikolojik problemler (depresyon, anksiyete, kaygı bozukluğu, sosyal fobi), şeker hastalığı, karaciğer yağlanması ve benzeri birçok psikolojik ve fiziksel probleme yol açabilmektedir. Bu nedenle kişi, polikistik over sendromunun ilk belirtilerini fark ettiğinde, bu alanda uzmanlaşmış bir doktora başvurmalı ve vakit geçirmeden tedaviye başlamalıdır.

    Polikistik Over Belirtileri Nelerdir?

    Polikistik over sendromu kişide ortaya çıktığı ilk anda belirti vermeyebilir. Hastalık kişide yayıldıkça kişideki hormonların üretiminde olağan dışı durumlar meydana gelir ve çeşitli belirtiler görülür. Adet düzensizliği (yumurtlama düzensizliği) ise hastalığın en çok göze çarpan belirtilerinden birisidir. Bu adet düzensizliğini ise kişinin yaşına göre farklı şekilde incelemek gerekir. 

    Zira ergenlik döneminde bulunan bir kişide ergenliğin ilk 2-3 senesinde adetin düzensiz olması doğal bir durumdur. Ancak kişideki düzensiz adet görme durumu 2-3 yılı aşarsa ve buna vücudun çeşitli yerlerinde tüylenme ve ani kilo artışı gibi sebepler eklenirse polikistik over sendromundan şüphelenilebilir. Adet düzensizliği dışında polikistik over sendromu belirtileri şunlardır:

    • Geç veya erken adet olmak, bazı dönemlerde ise hiç adet olamamak.
    • Birden fazla kez tekrarlayan düşük yapma durumu.
    • Sebebi tam belirlenemeyen ani kilo artışı.
    • Kilo vermekte çok zorlanmak. 
    • Ciltte leke oluşumu ve yüz ile sırt bölgesinde normale kıyasla çok daha fazla sivilcenin ortaya çıkması. Bu sivilceler normal sivilcelere kıyasla çok daha zor geçerler.
    • Kanda androjen hormonunun yüksek miktarda görülmesi.
    • Ses kalınlaşması.
    • Çocuk sahibi olamamak (kısırlık). 
    • Vücutta normale kıyasla artan ve birçok yere yayılan istenmeyen tüylenmeler. Bu tüylenmeler özellikle karın, sırt, kol ve bacak bölgelerinde ortaya çıkar. 
    • Depresyon, anksiyete ve kaygı bozuklukları. 
    • Uyku apnesi.
    • Yüksek tansiyon (hipertansiyon)
    • Diyabet (şeker hastalığı) ve insüline karşı direnç.
    • Göğüs, sırt ve yüz bölgesindeki deride aşırı yağlanma. 

    Polikistik Over Neden Olur?

    Polikistik over sendromu birçok farklı çevresel ve genetik faktöre bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Hastalığın oluşmasına yönelik net bir sebep hala bulunamamışsa da genetik yatkınlığın büyük rol oynadığı söylenebilir. Zira kişinin yakın kan bağı bulunan akrabalarından birisinde polikistik over sendromu varsa, o kişide de polikistik over görülme ihtimali artmaktadır. Kadınlarda normal durumda erkeklik hormonu olarak da bilinen testosteron hormonu yumurtalıklarda üretilir ve ardından bu kadınlık hormonu olarak da bilinen östrojene dönüşür. 

    Ancak polikistik over sendromuna sahip olan kişilerde ise bu döngü olağan şekilde işlemez. Testosteron üretimi normal bir kişiye göre çok daha fazladır. Bunun yanında androjen seviyesi de yükseldiği için kişide sivilce, istenmeyen tüyler, düzensiz adet döngüsü ve kilo artışı gibi durumlar görülür. Hastalığın oluşumunda genetik yatkınlıkla birlikte insülin direnci de rol oynamaktadır. Bu durum ise obeziteyle ilişkilendirilebilir. 

    Zira kişi eğer aşırı kiloluysa ve buna bağlı olarak kişinin vücudunda insülin direnci oluştuysa vücuttaki androjen hormonunun üretiminde de bir artış görülür. Sonuç olarak vücuttaki insülin hormonu seviyesi çok fazla artar ve bu da kişide hormonal dengesizliğe sebep olur. Hormonal dengenin bozulması sonucunda da adet döngüsü bozuklukları görülür ve kişi zaman zaman adet görmemeye başlar. Bu sürecin devamında kişinin yumurtalıklarında küçük kistler oluşmaya başlar ve polikistik over sendromu meydana gelir.

    Polikistik Over Sendromu (PKOS) Tanı Yöntemleri Nelerdir?

    Kişiye polikistik over sendromu tanısının konulabilmesi için birçok yöntem mevcuttur. Bunların başında jinekolog tarafından yapılacak fiziksel muayene ve ultrason görüntüleme yöntemi gelmektedir.  Bunlara ek olarak hastalardan çoğu zaman ortada şüphe bırakmamak için kan testi, şeker testi ve tansiyon ölçümü istenmektedir.

    Yapılan fiziksel muayene, laboratuvar tetkikleri ve görüntüleme yöntemleri sonucunda elde edilen bulgular incelenir. Eğer kişide en önemli 3 belirtiden 2'si mevcutsa polikistik over sendromu tanısı konulabilir. İlk olarak çekilen ultrason görüntüsünde kişinin yumurtalık bölgesinde 9 mm civarında boyutu olan birden çok kistik yapının görüntülenmesi gereklidir. İkinci olarak ise kişiye yapılan testlerin sonucunda androjen hormonunun üretim seviyesine bakılır. Eğer bu hormon vücutta olağan dışı şekilde fazla üretiliyorsa bu da PKOS tanısı konulması için bir diğer sebeptir. Son olarak ise kişinin yumurtlama düzeninin bozuk olması gerekir. Kimi hastalarda adet düzensizliği son derece ilerler ve kişi hiç adet göremez hale dahi gelebilir. Bu üç bulgudan en az iki tanesi kişide mevcutsa kişiye kesin olarak polikistik over sendromu tanısı konulmaktadır.

    Polikistik Over Hamilelik Sürecini Nasıl Etkiler? Polikistik Over Sendromu Olanlar Hamile Kalabilir mi?

    Polikistik over sendromu, ilerlediği durumlarda kısırlığa sebebiyet verebilmektedir. Hastalık yapısı itibariyle yumurtlama döngüsünün normalin dışında seyretmesini sağlar. Böylelikle polikistik over sendromuna sahip kişilerin diğer kişilere kıyasla çocuk sahibi olma ihtimalinin daha düşük olacağı söylenebilir. Ancak günümüzde gelişen tıbbi teknikler sayesinde bu sorunu aşmanın birçok farklı yolu mevcuttur. Çeşitli ilaç tedavileri, cerrahi yöntemler ve tüp bebek metotlarıyla kişiler çocuk sahibi olabilmektedirler.

    Polikistik Over Tedavisi Nasıl Olur?

    Polikistik over sendromunun tedavisi için öncelikle bu alanda uzman bir kadın hastalıkları ve doğum doktoruna başvurmak gerekmektedir. Kişiye polikistik over tanısı konulduktan sonra kadın hastalıkları ve doğum doktoru ve bir endokrin uzmanı kişiye uygulanacak olan tedaviyi belirler. Sendromun tedavisinin ne yönde ilerleyeceği ise kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Tedavi yöntemini belirlerken hastanın istekleri, yaşı, sendromun ilerleyiş şekli, hastanın fiziksel durumu ve benzeri birçok farklı faktör göz önüne alınır. Aynı zamanda bu hastalığa sahip olan kişilerde kilo artışı doğal bir sonuçtur. Bu yüzden hastanın aynı zamanda bir diyetisyene başvurarak kilo kontrolünü sağlaması oldukça önemlidir. 

    Polikistik over sendromunun tedavisi birçok farklı noktadan ilerler ve geniş kapsamlıdır. Tedavinin ilk aşamasındaki odak nokta kandaki erkeklik hormonu seviyesinin düşürülmesidir. Bu amaçla antiandrojen özellikli çeşitli ilaçlar kullanılabilir. Bununla birlikte polikistik over sendromuna özgü hazırlanan diyet programlarıyla kişinin kilo almaması ve yavaş yavaş ideal kilosuna ulaşması sağlanır. Böylelikle hastanın insülin direnci azalır ve bunun sonucu olarak da kandaki testosteron hormonu seviyelerinde bir azalma görülür. İnsülin direncinin düşürülmesi için kilo vermeye ek olarak kandaki insülin hormonunu kontrol altına alan çeşitli ilaçlar da tavsiye edilebilmektedir. 

    Asıl olarak hormon dengesinin bozulmasından kaynaklanan istenmeyen tüyler ve sivilcelenme gibi sorunların çözülebilmesi için kişiye doğum kontrol hapı tavsiye edilebilir. Böylelikle polikistik over sendromunun kişinin vücudunda yarattığı hormonal tahribat en aza indirgenmiş olur. Doğum kontrol hapının tüylenme veya akne sorununu tam olarak düzeltemediği durumlarda ise çeşitli sivilce kremlerinden ve lazer epilasyondan yardım alınabilir.

    Polikistik over sendromu yaşayan kişilere tıbbi tedaviye ek olarak sık sık egzersiz yapmaları önerilir. Kişi düzenli beslenerek, egzersiz yaparak ve genel olarak daha sağlıklı bir yaşam tarzına sahip olarak polikistik over sendromunun etkilerini en aza indirebilir. Bu basit görünen ama etkili yöntemler sayesinde hastalığın ortaya çıkardığı birçok olumsuz sempton ortadan kaldırılabilmektedir.

    Polikistik over sendromunun kişide yumurtlamayı durdurduğu yani kısırlığa sebebiyet verdiği durumlarda ise yumurtlamayı sağlayan çeşitli ilaçlar kullanılır. Bu durumlarda kişiye ilk olarak klomifen sitrat adı verilen bir ilaç tavsiye edilir. Bu ilacın işe yaramadığı durumlarda ise gonadotropin içerikli ilaçlar kullanılmaktadır. Yumurtlamayı tekrar başlatmak için ilaçlı yöntemlerin yanında cerrahi yöntemler de kullanılabilmektedir. Bu tedavi yöntemlerinde başarı şansı %50 ile %80 arasındadır. Hiçbir tedavi yönteminin işe yaramadığı durumlarda ise en garanti yöntem olarak tüp bebek yöntemi düşünülebilir.


    İlgili İçerikler
    Canlı Destek
    -
    Canlı Destek