Lütfen Bekleyiniz...

Ses Teli Bozuklukları Nelerdir? Nodül ve Polipler

Ses Teli Bozuklukları Nelerdir? Nodül ve Polipler
İçindekiler

    Ses Teli Bozuklukları Nelerdir?

    Ses teli bozuklukları; organik, psikolojik, nörojenik, işlevsel (fonksiyonel) olmak üzere dört farklı sebepten dolayı meydana gelebilmektedir. Çıkarılan sesin kalitesi, ses tellerinin ne kadar rahat veya çaba harcayarak hareket ettiği ile alakalıdır. Ses telleri uyumlu bir biçimde titreşirse, ortaya çıkan ses de kulağa o denli hoş gelir. Fakat sert bir biçimde, güçlükle bir araya gelirse, çıkan ses hoş olmamakla beraber ses tellerine kalıcı bir biçimde hasar verebilir. Bu da ses bozuklukları veya diğer adıyla ses teli hastalıkları gelişimine sebep olabilir.

    Nodüller ve Polipler

    Nodüller ve polipler ses tellerinin orta kısmında gelişen ve çok sık gözlemlenen iyi huylu oluşumlardır. Polipler, nodüllere kıyasla içi sıvı dolu oluşumlardır. Görünmeyen kan damarlarınca beslenebilirler. Zorlamalı, boğuk ses ve çabuk yorulma hem nodülün hem de polipin en yaygın belirtilerindendir. Hem nodül hem de polip, konuşma veya şarkı söyleme esnasında oluşan ses teli travmasına bağlı bir biçimde gelişmektedir. Sigara ve alkol tüketimi, alerji ve zararlı kimyasallara maruz kalma gibi etkenler de nodül ile polip gelişiminde etkili olabilmektedir. Tedavide hijyen tavsiyelerine ek olarak ses terapisi ilk aşamadır. Bu yöntemler ile düzelmeyen durumlarda ise cerrahi yöntemler kullanılmaktadır.

    Kistler

    Ses tellerinde gelişim gösteren kistler, vücudun herhangi bir noktasında gelişen kistlerle aynıdır. Bu kistler, içi sıvı dolu ve deri tarafından çevrelenmiş keseler biçimindedir. Tek taraflı olan kistler, ses tellerinin en çok titreşimi sağlayan orta kısmında görülürler. Ses teli kistlerinin ana sebebi net olarak bilinmemektedir. Tedavisi cerrahi operasyon ile olmaktadır. Cerrahi operasyonun ardından ise ses terapisi uygulanmaktadır.

    Reinke Ödemi (Polipoid Dejenerasyon)

    Ses tellerinde görülen balon benzeri şişliklerdir. Aşırı düşük oktav ya da perdeden (özellikle kadınlarda) konuşma bu durumun temel semptomudur. Sesini fazlaca yoran, sigara ve aşırı alkol tüketen ya da reflü şikâyeti olan bireylerde görülmektedir. Tedavi hasta bireyin ihtiyacına ve rahatsızlığın düzeyine göre yapılmaktadır. Eğer şişlik hava yolunu kapatacak seviyede ise o zaman cerrahi operasyon gerekmektedir. Ancak şişlik hafifse öncelikli olarak ses terapisi tercih edilmektedir.

    Kas Gerilim Disfonisi

    Bir veya daha fazla kasın aşırı kullanılması neticesinde seste yorgunluk ve rahatsızlık hissedilme durumudur. Tek başına meydana gelse de bazı durumlarda organik problemlere eşlik edebilmektedir. Sebebi gırtlak kaslarında gerçekleşen aşırı aktivitedir. Ses terapisi tercih edilen tedavi yöntemidir ve buna ek olarak gırtlak masajı ve yumuşak fonasyon bu vakalarda etkili olmaktadır.

    Püberfoni (Mutasyonel Falsetto)

    Ergenlik çağından sonra organik bir sebebe bağlı olmadan ses tellerinin ergenlik çağına ait sesi kullanmada ısrar etmesi vakasıdır. İnce ses rengine sahip erkeklerde daha çok gözlemlenmektedir. Bazen çocuk sesine benzer şekilde sesini yüksek perde ya da oktavdan kullanan kadınlarda da görülmektedir. Sebebi bilinmemekle beraber, ses terapisi ile tedavisi mümkündür.

    Sulkus Vokalis (Ses Teli Oluğu)

    Ses teli dokusunda görülen oluklardır. İnce ses ve seste güçsüzlük ile yorgunluk gibi sorunlara sebebiyet vermektedir. Sulkus bazı durumlarda, kist alındığı durumlarda gelişebilmekte ve bazen de doğuştan gelişebilmektedir. Ses terapisi bazı semptomların ortadan kalkmasına yardımcı olsa da genellikle cerrahi operasyon gerekmektedir.

    Granülomlar

    Genellikle ses tellerinin arka bölgesinde gelişen damarlı dokulardır. Mide asidinin gırtlağın arka bölgesini tahrip etmesi neticesinde oluşmaktadır. Ayrıca düşük oktav ya da perdede ses üretimi, gırtlağın arka bölgesinin fazla kullanımı, tüberküloz veya HIV benzeri birçok hastalığa bağlı olarak da gelişebilmektedir. Tedavinin önemli bir kısmını reflü tedavisi oluşturmaktadır. Eğer lezyon boyutu büyükse ve ilaç tedavisinden cevap alınamıyorsa cerrahi operasyon ve ses terapisi birlikte yapılabilmektedir.

    Ses Teli Felci

    Ses teli hastalıklarından biri olan ses teli felci, ses tellerine giden bir veya birkaç sinirin zayıf çalışması sonucunda ses tellerinin titreşememesi durumudur. Çok ender olarak ses tellerinin açılmadığına rastlanabilmektedir. Bu durumda bireyin solunumu güçleşmektedir. Ses teli felcinin sebepleri birçok nedene bağlı olabilmektedir. En sık rastlanılan nedenler grip veya üst solunum yolu enfeksiyonları olmaktadır. Diğer nedenler ise cerrahi operasyonlar, kalp problemleri ve ender de olsa tümör veya beyin hasarlarıdır. Ses tellerinin açılıp kapanma kalitesini arttırmak amacıyla ses terapisi yapılır. Yeterli olmadığı durumlarda ise cerrahi işlemler uygulanmaktadır.

    Spazmodik Disfoni

    Ses telleri konuşma esnasında düzensiz biçimde kasılarak sesin birden kesilmesine sebep olmaktadır. Spazmodik disfonide ses olumsuz etkilenirken, öksürme, gülme ve hatta şarkı söyleme gibi fonksiyonlar etkilenmeyebilir. Nedeni ise kesin olarak bilinmemektedir. Tedavi için uygulanan yöntem, az ölçüde tek veya çift ses teline yahut onlara yakın konumda bulunan kaslara botoks enjeksiyonu yapılmasıdır. Bu enjeksiyonlar ile beraber tedavi edilen ses teli güçsüzleştirilip kasılmalarda azalma sağlanmaktadır.

    Hemoraji

    Ses telleri dokusunun içerisinde gerçekleşen kanamalardır. Gelişim sebeplerinden birisi aşırı yüksek ses kullanımıdır (sürekli bağırarak konuşmak veya şarkı söylemek gibi). Diğer sesi kötü kullanım şartları da ses tellerinde damar çatlamalarına sebep olabilmektedir. Eğer kanama henüz yeni ve yaygınsa, birkaç gün veya birkaç hafta tamamen ses dinlenmesi (istirahati) ve kanamanın emilmesi için ilaç tedavisi yapılmaktadır. Gerektiği durumlarda ise cerrahi operasyonlara başvurulabilmektedir.


    Ses Teli Bozuklukları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular


    Ses Tellerimde Bir Problem Olduğunu Nasıl Anlarım?

    Ses tellerinde oluşan bir problem, sadece uzman bir hekim kontrolünde teşhis edilebilir. Bu gibi sorunlarda görülebilecek olumsuz durumları ise şu şekilde sıralayabiliriz;  

    • Ses kısıklığı,
    • Konuşurken seste çatallanmalar ve pürüzlülük,
    • Konuşurken nefes nefese kalma,
    • İstenen sürede konuşamama,
    • Boğazda ağrı, acı veya gerginlik hissi,
    • Yüksek sesle konuşma veya şarkı söylemede güçlük çekme,
    • Sesin gün içerisinde veya hafta sonlarına doğru kötüleşmesi,
    • Sürekli devam eden geniz akıntısı,
    • Boğazda bir cisim varmış veya boğaza bir cisim takılmış hissi,
    • Sabahları ağızda acı bir tat olması,
    • Mide yanması,
    • Ağza acı su gelmesi,
    • Nefes borusuna tükürük, yiyecek ya da içecek kaçması.

    Ses kısıklığı iki haftadan daha uzun sürmüş ve bu problemleri çok sık biçimde yaşanıyorsa, mutlaka bir kulak burun boğaz (KBB) uzmanına danışılması gerekir.

    Ses Terapisi Nedir?

    Ses terapisinde genel olarak bireye ses tellerini nasıl koruyacağı öğretilmeye çalışılır. Ses terapisinin ilk basamağında ses hijyeninin bireye öğretilmesi ve bireyin öğrendiklerini günlük hayatına adapte etmesi amaçlanır. İkinci olarak, sesi olumsuz etkileyen davranışlar ve sesi korumayı öğrenme yetenekleri geliştirilir. Üçüncü olarak, nefesi doğru kullanma, yanlış konuşma alışkanlıklarının kırılması ve ses egzersizleri yardımıyla bireyin ses tellerini doğru şekilde çalıştırmayı öğrenmesi ile var olan şikâyetlerinin giderilmesi hedeflenir. 

    Bireyler, çoğunlukla ses tellerine ne kadar hasar verdiklerinin farkında değildir. Bazı durumlarda ise farkında oldukları halde bu alışkanlıkları kırmayı beceremeyebilirler. Dil ve konuşma bozuklukları uzmanı, hasta bireye sesine zarar veren davranışları ve alışkanlıkları yenme konusunda yardım eder. Kişinin hangi alışkanlık ve davranışlarının bırakılması gerektiğini tespit ederek sistematik olarak sistematik olarak çalışır. Tedavide öğrendiklerini günlük yaşantısına adapte edebilen ve bunları yeni alışkanlıklar olarak benimseyen tüm bireylerde, ses terapisi net olarak başarılı olmaktadır. Fakat öğrendiklerini kısmi ya da aklına geldikçe uygulayan bireylerde, ses bozukluğu tam olarak düzelmemektedir. 

    Bu noktada unutulmaması gereken, birçok ses bozukluğunun bireylerin yaptığı hatalı davranış ve alışkanlıklar sonucunda oluştuğudur. Birey bu durumu oluşturan davranış ve alışkanlıklarından vazgeçmediği süre boyunca, hayatının her döneminde ses sorunları yaşamaya devam edecektir. Dolayısıyla ses sağlığına gereken önem gösterilerek;

    • Sesin aşırı kullanımını azaltmak,
    • Yüksek sesle konuşmamak,
    • Gürültülü ortamlarda konuşmamak,
    • Konuşurken ağızdan nefes almamak,
    • Solunum desteğini artırmayı öğrenmek, ses bozukluklarının önüne geçmeye yönelik teknikler olarak öne çıkmaktadır. Siz de tedavi sürecine ek olarak bu yöntemleri uygulayarak, sıkıntıları minimuma indirme konusunda önemli bir adım atabilirsiniz. 



    İlgili İçerikler
    Canlı Destek
    -
    Canlı Destek