Lütfen Bekleyiniz...

Spor Hekimliği Nedir? Spor Yaralanmaları ve Tedavisi

 Spor Hekimliği Nedir? Spor Yaralanmaları ve Tedavisi
İçindekiler

    Spor Hekimliği Nedir?

    Profesyonel ve amatör sporcu sağlığı üzerinde çalışmalar yürütmesiyle bilinen spor hekimliği branşı, sadece spor yaralanmaları değil, aynı zamanda hareket eksikliğinin bireyler üzerindeki etkilerini de inceleyen tıp dalıdır. Egzersiz ve fiziksel aktivite kaynaklı olarak ortaya çıkan her türlü rahatsızlık ve yaralanmalar, spor hekimliği uzmanlarının kapsamına girmektedir. Sportif rehabilitasyon, spor travmatolojisi, egzersiz biyokimyası ve fizyolojisi gibi konulara yoğunlaşan spor hekimliği dalı, spor yapan bireylerin muayeneleri ve performans ölçümleriyle de ilgilenir. Spor yaralanmalarının en sık hangi durumlarda meydana geldiği ve bu yaralanmaların nasıl önüne geçilebileceği gibi konularda da çalışmalar yürüten bu spor hekimleri, spora özendirdiği bireylerin fiziksel aktivite esnasında karşılaştığı problemleri kısa sürede çözmek ve bireylerin sağlıklı bir şekilde aktivitelere dönüşünü sağlamak için uğraşır.

    Spor Hekimliği Bölümü Hangi Hastalıklara Bakar?

    Spor hekimliği uzmanları; kırıklar, çıkıklar, burkulmalar ve akut travmalar gibi çok çeşitli hastalıklara bakar. Egzersiz fizyolojisi ve biyokimyası, iç hastalıkları, spor travmatolojisi gibi konulara odaklanmanın yanı sıra, rekreatif amaçlı spor yapanların düzenli statik ve dinamik muayenelerini yapmak, performans ölçümleri ve takibini gerçekleştirmek, spor yaralanmalarının oluş mekanizmalarını tespit etmek, yaralanma insidansını düşürmek, antrenmanların sporcular için daha faydalı hale gelmesini sağlamak ve yaralanan sporcuları mümkün olan en kısa süre içerisinde eski performansına getirmek gibi önemli hizmetler verirler. Bunların haricinde obezite, osteoporoz, koroner kalp hastalıkları, astım ve şeker hastalığı gibi pek çok kronik hastalığın önlenmesi ve tedavi edilmesine yönelik egzersiz reçeteleri ve uygulamaları da spor hekimlerinin diğer hizmet alanlarını kapsamaktadır.

    Spor Hekimliği Bölümünde Uygulanan Tedaviler

    Spor hekimliği bölümünün kapsamına giren rahatsızlıkları ve tedavileri şu şekilde sıralayabiliriz: 

    Bel ve Boyun Ağrıları: Yapılan fiziksel aktiviteye bağlı olarak bel, boyun bölgesinde meydana gelebilecek bağ, kas ve tendon yaralanmalarının yanı sıra fıtık ve tendinit gibi sağlık problemlerinin tedavisi de bu bölümde gerçekleşir. 

    Diz Ağrıları: Egzersiz ve spor esnasında ortaya çıkabilen menisküs yırtıkları, çapraz bağ yaralanmaları, bursit, bağ, tendon yaralanmaları ve kireçlenme gibi sağlık sorunlarının önlenmesi ve tedavisi de spor hekimleri tarafından yapılır.

    Omuz Ağrıları: Spor hekimlerinin sıkça karşılaştığı rahatsızlıklardan bir diğeri, spor yaralanmaları arasında da hatırı sayılır bir yeri olan omuz ağrılarıdır. Bu ağrılar, genellikle spor karşılaşmaları öncesi ve sonrasında kendini gösterir. Kas yırtılması, tendinit, bursit ve omuz sıkışma sendromu (impingement sendromu) gibi rahatsızlıkların önüne geçilmesi ve tedavi edilmesi de yine bu bölümde gerçekleştirilir.

    Tendinitler: Tendinitler, ekseriyetle diz, omuz, dirsek, kalça, el ve ayak bileklerinde meydana gelir. Golfçü dirseği, tenisçi dirseği ve aşil tendiniti gibi rahatsızlıkların oluşması için uzun bir süre gerekirken aniden de ortaya çıkabilir. Bunların tedavisi için de spor hekimlerine başvurulur.

    Bursitler: Bursitler, kemiklerin üzerini kaplayan bursa adı verilen dokuların içine sıvı birikmesi sonucu oluşur. Bursitler, çoğunlukla omuz, topuk, dirsek, bilek ve diz çevresinde görülür. Ağrı ve kızarıklığa da sebep olarak büyük sıkıntılara zemin hazırlayabilen bursitlerin tanısı ve tedavisi de spor hekimlerinin uzmanlık alanları arasındadır.

    Kalça Ağrıları: Fiziksel aktiviteler esnasında yaşanan travmaların sonucu olarak ortaya çıkan bağ, kas ve tendon yaralanmalarıyla birlikte kalça bölgesinde oluşan kireçlenme gibi rahatsızlıklar kalça ağrılarına sebebiyet verebilir. Bu gibi kalça ağrılarının tanı ve tedavisinde de spor hekimliğinin çok önemli katkısı bulunmaktadır.

    Ayak ve Ayak Bileği Ağrıları: Bağ, tendon ve kas yırtılmalarıyla birlikte topuk dikeni gibi rahatsızlıklar da sportif faaliyetler esnasında oluşabilir. Bu gibi rahatsızlıklar söz konusu olduğunda, tedavi için spor hekimleri önemli rol oynar.

    Boyun Kaynaklı Baş Ağrıları: Boyun bölgesindeki kas dokusunun zedelenmesiyle ortaya çıkan baş ağrılarının önüne geçmek için hekimler tarafından sporculara düzenli olarak tavsiyeler verilir. Rahatsızlığın tedavisinde de yine bu hekimlere başvurulur.

    Kulunç Ağrıları: Tıp dilinde fibrositis adıyla bilinen kulunç, kas içinde oluşan nodüller olarak tanımlanır. Gerilen kasların gevşeyememesi olarak da nitelendirilen kulunç, bazen şiddetli ağrılara neden olabilir. Bu tip ağrıların tedavisi de bu bölümün kapsamına girmektedir.

    Miyofasiyal Ağrı Sendromu: Kas yaralanmaları, tekrar eden hareketler ve kasların aşırı kullanımından dolayı baş gösteren bu rahatsızlığın tedavisi için yürütülen süreçte fizik tedavi, lokal enjeksiyon ve medikal tedavi yöntemleri uygulanır. Bu süreç spor hekimleri tarafından yürütülür.

    Sporcu hareketlerini sınırlayan, yaşam kalitelerini ciddi derecede olumsuz etkileyen ve farklı şiddette ağrılara yol açan bu rahatsızlıklar, başta kronik kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarında uygulanan ve enjeksiyon bazlı bir tedavi türü olarak öne çıkan proloterapi olmak üzere, PRP tedavisi (platelet rich plasma), kuru iğneleme, ozon tedavisi, kinezyo bantlama ve manuel terapi gibi tedavi yöntemleriyle tedavi edilir.

    Spor Yaralanmaları Nelerdir?

    Spor yaralanmaları, günlük yaşantımızda yaptığımız işlerden ziyade, daha çok fiziki sınırların zorlanması sonucu meydana gelir. Günümüzde spor yapanların sayısında ciddi bir artış yaşandığı rahatlıkla söylenebilir. Spor yapan bireylerin bir kısmı performans sporu yaparken, diğer kısım kendisini sadece yürüyüşle kısıtlamaktadır. Sporun önemi giderek daha net bir şekilde anlaşıldıkça spor yapan bireylerin sayısı artmış ve buna paralel olarak spor sakatlanmaları adı verilen rahatsızlıklardan muzdarip bireylerin sayısında da artış meydana gelmiştir. Spor yaparken birtakım zorlamalardan dolayı baş gösteren spor yaralanmaları, genellikle kas zedelenmesi veya kas ödemi şeklinde olabilmektedir.

    Diz eklemi, insan vücudunda en sık yaralanan bölge olarak ön plana çıkar. Bilhassa performans isteyen sporlarda yaşanan fiziki zorlanmalar, menisküs ve çapraz ve yırtıklarına sebebiyet vermektedir. Bununla birlikte ciddi travmalaradakemik kırıkları ve eklem çıkıkları gibi sıkıntılarda meydana gelebilmektedir. Hafif yaralanmalarda fizik tedavi veya bandajlama teknikleri kullanılarak tedavi uygulanabilirken, ciddi sporcu yaralanmalarında ise cerrahi tedaviye ihtiyaç duyulabilir.

    Spor Yaralanmalarının Nedenleri Nelerdir?

    Spor yaralanmalarının nedenlerini iki ana başlıkta inceleyebiliriz:

    1. Bireysel Nedenler: Zayıf kas ve kemik yapısı, daha önceden geçirmiş olduğunuz yaralanmalar ve ameliyatlar, anatomik bozukluk, kronik hastalık ve enfeksiyonlar, psikolojik problemler, yaş ve cinsiyet.
    2. Çevresel Nedenler: Antrenmansız bir şekilde fiziksel sınırları zorlamak, kötü ve yanlış malzeme seçimi, spor kurallarına uymamak, spora uygun olmayan zemin ve kötü hava koşulları.

    Spor Yaralanmalarını Önlemek İçin Nelere Dikkat Edilmelidir?

    • Öncelikle, sağlık taraması ile spora engel bir durumun olup olmadığı saptanmalıdır. 
    • Daha önceden bilinen sağlık problemi mevcut olduğu takdirde, spor yapmaya karar vermeden önce doktora danışılmalı ve riskli sporlardan uzak durulmalıdır. 
    • Yapılacak spora dair detaylı bir şekilde bilgi edinilmeli ve bu spora uygun giysi, ayakkabı ve malzeme kullanılmalıdır.
    • Spor esnasında aşırı yorgunluk, çarpıntı ve baş dönmesi gibi durumlar oluştuğu takdirde, spora son verilmelidir.
    • Temas ya da yarışma sporuna başlamadan evvel, en az 15-20 dakika ısınma ve adaleleri germe egzersizleri yapılmalıdır.


    Spor Yaralanmalarında İlk Yardım

    Spor yaralanmalarında ilk yardım, olay yerinde ilk olarak uygulanan işlemdir. İlk olarak, yaralanan sporcu düzgün bir şekilde spor alanı dışına alınmalıdır. Akabinde yaralanan bölge istirahat pozisyonuna alınır ve bu bölgede ödem gelişmemesi için vakit kaybetmeden buz tedavisine başlanmalıdır. Buz tedavisi, direkt olarak ciltle temas etmeyecek şekilde 10-15 dakika boyunca uygulanmalıdır. 2 saat arayla günde 5-6 kez uygulanabilecek olan buz tedavisinin ardından, yaralanan bölgeye uygun bir bandaj ile kompresyon ya da atel uygulanmalıdır. Özellikle de alt ekstremite yaralanmalarında bacak kalp seviyesine (yükseğe) kaldırılmalıdır. İlk yardım uygulamasından sonra yaralanan sporcu uygun bir merkeze götürülmeli, Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı tarafından muayene ve tetkik edilmelidir.

    Spor Yaralanmaları Tedavisi

    Spor yaralanmalarının tedavisi, bireyde görülen yaralanmanın türüne ve ciddiyetine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Ayrıca yaralanmanın şiddeti, hasarın boyutu ve yerine bağlı olarak konservatif yahut cerrahi tedavi söz konusu olur. Konservatif tedavide ilk olarak bandaj, atel, ortez ve sirküler alçı ile ekstremite istirahate alınır. Bu işlemin ardından hastaya ağrı kesici ve ödem giderici ilaçlar verilir. Özellikle de gerekli endikasyonu olan kırık ve çıkıklar için başvurulan cerrahi tedavi söz konusu olduğunda, eklem içi yaralanmalar artroskopik olarak tedavi edilir. Fizik tedavide ise akut durumun geçmesiyle adale kuvvetlendirici ve hareket açıcı egzersiz programlarına başlanır. Cerrahi tedavi uygulanan sporculara operasyonun ardından fizik tedavi yapılır.

    Şayet fizik tedavi, bandajlama, enfeksiyon vb. bir durum oluştuğu takdirde, ilaç kullanımı ve cerrahi operasyonların uygulanması söz konusudur. Röntgen, Artroskopi ve MR gibi tanı yöntemleri aracılığıyla rahatsızlığın kesin tanısı konulur ve ardından buna uygun olarak tedaviye başlanır. Tedavi sürecinde hastanın ağrılarını hafifletmek için ağrı kesici verilebilir. Ancak bu ağrı kesicilerin kullanımı konusunda dikkatli olunmalı ve doktorun tavsiye ettiği miktar aşılmamalıdır. 



    İlgili İçerikler
    Canlı Destek
    -
    Canlı Destek