Lütfen Bekleyiniz...

Tiroit Nedir? Tiroit Belirtileri, Tanısı, Tiroit Hastalıkları ve Tedavisi

Tiroit Nedir? Tiroit Belirtileri, Tanısı, Tiroit Hastalıkları ve Tedavisi
İçindekiler

    Tiroit Bezi Nedir?

    Trakea’nın (nefes borusu) ön kısmında yer alan ve yaklaşık 25-40 gram ağırlığında olan tiroit bezi, küçük olmasına rağmen salgıladığı hormonlarla vücudumuz için son derece önemlidir. Şekil olarak kelebeği andıran tiroit bezinin ana görevlerinden biri vücut metabolizmasını ayarlayan T3 ve T4 hormonlarını salgılamaktır. Tiroit bezinin olağan seviyeden az veya aşırı hormon salgılaması, diğer organların da hızlı veya yavaş çalışmasında etkin bir rol oynar. 

    Tiroit hormonlarının az salgılanması olarak tanımlayabileceğimiz hipotiroidi durumunda, metabolizma baştan aşağı yavaşlar ve bunun sonucunda unutkanlık, saç dökülmesi, kilo alma, halsizlik gibi sıkıntılar ortaya çıkar. Tiroit hormonlarının fazla salgılanması olarak tanımlayabileceğimiz hipertiroidi durumunda ise aşırı terleme, hızlı kilo kaybı ve aşırı terleme gibi sıkıntılar kendini gösterir. Tiroit bezinin çalışma düzenini sağlayan hormon, beyinde bulunan hipofiz bezinden gelir. Hipofiz bezinden salgılanan TSH hormonu kan yoluyla tiroit bezine gelir. Akabinde T3 (Triiyodotironin)  ve T4 (Tiroksin) hormonlarının tiroit bezinden salgılanmaları sağlanır. Bu hormonlar metabolizmayı düzenlemekle beraber bağışıklık sisteminin çalışmasında da önemli rol oynar. Bunun yanı sıra anne rahmindeki fetüste ve yeni doğan bebeklerde beyin ve zekâ gelişiminin önünü açar. Dolayısıyla çocuğun büyüme ve gelişiminde bir nevi söz sahibidir. Yetişkin bireylerde ise şeker, yağ ve protein metabolizmasını ayarlama görevini üstlenir.

    Vücut için bu derece önemli işlevleri olması nedeniyle tiroit bozuklukları önemli sağlık sorunlarına neden olur. Bu sebeple vakit kaybetmeden tedavi edilmesi gerekir. Zira tiroit bezi bozuklukları sinsice ilerler. Hastalığın tedavisi ise bozukluğun tipine göre değişkenlik gösterir. 

    Tiroit Belirtileri Nelerdir?

    İç salgı bezlerinden biri olan tiroit, T3 ve T4 hormonlarının salgılanması ve bu hormonların kan dolaşımına katılmasını sağlayan organdır. Metabolizmayla ilgili tüm işlemleri kontrol eden ve yürüten tiroit bezi, işlevlerini yerine getiremediği takdirde çeşitli sağlık problemlerine yol açar. Bu sağlık problemleri ise pek çok belirti ile kendini gösterir. Tiroit belirtileri olarak adlandırılan bu durum, tiroit bezinin olağan seviyeden az ya da aşırı çalışmasına bağlı olarak farklı hastalıklarla ortaya çıkabilmektedir.

    Tiroit hormonlarının fazla salgılandığı hipertiroidi belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz: 

    • Çarpıntı,

    • Hipertansiyon (Yüksek tansiyon),

    • Terleme,

    • Sık sık sinirlenme,

    • Sürekli huzursuz olma,

    • Sıcak ve nemli deri,

    • Sıcağa tahammülsüzlük,

    • İstemsiz kilo kaybı, 

    • Ellerde titreme,

    • Saçlarda incelme, kırılma ve dökülme,

    • Deride incelme meydana gelmesi,

    • Geçmeyen ishal,

    • Parlak ışığa karşı hassasiyet,

    • Göz bulguları (gözlerde büyüme),

    • Uykusuzluk,

    • Guatr (Tiroit bezinin aşırı büyümesi),

    • Adet düzensizliği ve adet görememe.

    Tiroit hormonlarının az çalıştığı hipotiroidi belirtilerini ise şu şekilde sıralayabiliriz:

    • Halsizlik, 

    • Çok çabuk yorulma, 

    • Eylemlerde eskiye oranla yavaşlık,

    • Kişide genel olarak depresif ve mutsuz bir ruh halinin hâkim olması, 

    • Soğuk ortamlara tahammülsüzlük,

    • Eller ve ayaklarda ödem,

    • Terlemenin azalması,

    • Ses kısıklığı,

    • Kabız olma,

    • İştah artışına bağlı olarak gelişen anormal kilo artışı,

    • Unutkanlık, odaklanma güçlüğü

    • Erkekler için ergenlik gecikmesi

    • Kadınlarda adet süresi ve sıklığında azalma

    Bu belirtilerin haricinde tiroit bezinin büyüdüğü durumlarda hastaların boyunlarında şişlik fark edilebilir.

    Tiroit Hastalıkları Nelerdir?

    Tiroit hastalıkları, iyi ve kötü huylu tiroit hastalıkları olmak üzere iki ayrı grupta ele alınır. Kötü huylu tiroit hastalıkları, tiroit bezinde yer alan hücrelerin kanserleşmesi sonucu ortaya çıkar. İyi huylu tiroit hastalıkları ise tiroit bezinin az-fazla çalışması veya biçim değişimi nedeniyle ortaya çıkan tiroit türleridir. 

    İyi Huylu Tiroit Hastalıkları

    Guatr: Tiroit bezinin anormal derecede büyümesi olarak tanımlanan guatr, nodüler ve nodülsüz olmak üzere iki farklı grupta incelenir. Tiroit bezi, nodülsüz guatr hastalığında simetrik olarak büyümekle beraber yüzeyi düz ve yumuşaktır. Nodüler guatr hastalığında ise tiroit içinde bir veya birden fazla yumru meydana gelebilir. Ayrıca tiroit bezi de tümsekli bir yapı halini alır. 

    Guatr bazen hiçbir belirti ile kendini göstermezken bazen de öksürük, ağrı ve nefes darlığı gibi rahatsızlıklara sebep olur. Tiroit hastalıklarının en bilineni olan guatr; ilaç tedavisi, cerrahi yöntemler ve radyoaktif iyot tedavisi ile tedavi edilebilir.

    Hipotiroidi: Başta T3 ve T4 hormonları olmak üzere tiroit bezinin ürettiği hormonların yeteri kadar üretilememesinden kaynaklanan hastalıktır. Hipotiroidiye yol açan odak noktasına bağlı olarak farklı ilaç tedavileri mevcuttur.

    Hipertiroidi: Tiroit bezinin vücudun normal ihtiyacından fazla tiroit hormonu üretmesi ile ortaya çıkan hastalıktır. Hipertiroidi, organ işlevlerinin hızlanmasına neden olur. Hipertiroidi tedavisi ise tiroit ilacı ile yapılarak hormon üretiminde yavaşlama elde edilir. Hormon üretimi dengelenir dengelenmez, radyoaktif iyot tedavisi ile süreç tamamlanır. 

    Kötü Huylu Tiroit Hastalıkları

    Kötü huylu tiroit hastalıkları ise tiroit kanseri başlığı altında birleşir. Dört tip kötü huylu tiroit kanseri bulunur. Ancak en sık rastlanan iki tip tiroit kanseri vardır. Bunlar: "Papiller" ve "Folliküler" tiroit kanserleridir.

    Tiroit Hastalıkları En Çok Kimleri Etkiler? 

    • İyot azlığı çeken bölgelerde yaşayanlar,

    • İyot tüketimi az olanlar,

    • Sigara içenler,

    • Menopoz dönemindeki kadınlar,

    • Radyasyona maruz kalanlar,

    • Amiodaron, lityum, interferon gibi ilaçları kullananlar,

    • Aile üyelerinde tiroit rahatsızlıkları bulunanlar. 

    Tiroit Tanı Yöntemleri Nelerdir?

    Tiroit hastalıkları söz konusu olduğunda ilk etapta doktor tarafından boyun bölgesine elle muayene uygulanır. Ardından doktor kan testi isteyebilir ve vücuttaki TSH, T3, T4 hatta gerekli görüldüğü takdirde tiroit otoantikorları incelenir. Bunların haricinde tiroit bezinin yapısı ve nodül varlığını görebilmek için tiroit ultrasonografisi ve sintigrafisi çekilir. Nodüllerin daha detaylı incelenmesi için iğne biyopsisi de uygulanabilir.  

    Tiroit Tedavisi

    Hipotiroidi Tedavisi

    Kan testleri sonucunda eksik olduğu tespit edilen tiroit hormonu hastaya verilir ve bu yöntemle gayet hızlı bir şekilde iyileşmek mümkündür. Ancak bu hastalar, hayatları boyunca ilaç kullanmaya mecburdur. Tedavide kullanılan tiroit hormonunun ise standart bir dozu yoktur. Bundan dolayı her hastaya ayrı olarak yapılan ölçüm ve takiplerle doğru doz bulunmaktadır. 

    Tiroit Nodüllerinin Tedavisi

    Tiroit nodüllerinin tedavisi nodülün özelliklerine bağlı olarak değişmektedir. Kimi zaman nodüllerin büyümesini önlemek ya da nodülleri küçültme hedefiyle tiroit hormon tedavisi tercih edilebilmektedir. 

    Eğer hastaya uygulanan tiroit ultrasonografilerinde nodüller büyümeye meyilli ise iğne biyopsileri tekrarlanır. İğne biyopsisi sonucunda şüpheli hücrelere rastlanan hastalar ameliyata alınır. Bunun yanı sıra nefes borusu ve yemek borusunda baskıdan dolayı nefes darlığı ve yutma zorluğu yaşayan hastalar için de ameliyat seçeneği söz konusu olmaktadır.

    Tiroit Ameliyatları Riskli Midir?

    Teknolojinin gelişmesiyle birlikte minimal invaziv (eskiye nazaran daha az hasar veren) tekniklerin ön plana çıktığı tiroit cerrahisi, damarları dikiş veya herhangi bir bağlamaya gerek kalmadan kapatabilen cihazlarla uygulanmaktadır. Bu teknoloji, aynı zamanda yüksek frekanslı ultrasonik enerji kullanımıyla dokuda yer alan proteinlerdeki hidrojen bantlarını da ortadan kaldırmıştır. Ayrıca kan damarları düşük ısıda (80°C) daha az ısı zararıyla kapanırlar. Bu durum, tiroit ameliyatı esnasında yaralanma olasılığı bulunan ve ses tellerine giden sinir ve vücudun kalsiyum dengesini kontrol atında tutan paratiroit organların, daha az kanamalı bir ortamda daha az ısı ile muhafaza edilmelerine olanak sağlamaktadır.    

    Tiroit ameliyatı daha az kanama ile yapılabilir hale geldiği için hastaların ameliyat sonrası ağrı kesici ihtiyacı oldukça azalmıştır. Bu operasyonda geniş cilt kesisi ihtiyacı da olmadığı için, daha estetik bir görünüm ve daha çabuk iyileşme elde edebilmek mümkündür. Yeni teknoloji ile beraber uygulanan ameliyatlar, ameliyat süresini kısaltarak klasik yönteme göre ciddi bir vakit tasarrufu da sağlamaktadır. Bununla birlikte kesi estetik yöntemle kapatıldığı için dikiş alınma ihtiyacı da ortadan kalkmaktadır. Tiroit ameliyatı sonrası genellikle bir gece hastanede yatılır ve ertesi gün eve dönmek mümkündür. Normal yaşamınıza hızlı bir şekilde dönebilirsiniz.



    İlgili İçerikler
    Canlı Destek
    -
    Canlı Destek