Lütfen Bekleyiniz...

Delta Virüsü Belirtileri Nelerdir? Delta Plus Varyantı Nedir?

Delta Virüsü Belirtileri Nelerdir? Delta Plus Varyantı Nedir?
İçindekiler

    Delta Virüsü (Varyantı) Nedir?

    2019 senesinde Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan yeni koronavirüs günümüzde eski halinden farklılaşmıştır. Virüs birçok kez mutasyona uğramış ve çeşitli varyantlar ortaya çıkmıştır. Bu varyantlardan birisi de Hint varyantı olarak da bilinen Covid-19 Delta mutasyonudur. Ortaya çıkan yeni mutasyonların etkileri kimi zaman minimal olurken kimi zaman da virüsün sahip olduğu riskte artışa sebep olmuştur. Bu şekilde bakıldığında, delta virüsü veya diğer bir ifadeyle delta varyantı ikinci kategoriye düşmektedir. Delta varyantının koronavirüsün ilk haline (alpha) ve diğer mutasyonlara kıyasla daha bulaşıcı olduğu bilinmektedir. İlk aşamada delta varyantının ölüm riski hakkında tam bir fikir birliğine varılamamıştır. 

    Ancak yeni veriler elde edildikçe delta varyantının ölüm oranlarında da artışa sebep olduğu ortaya çıkmıştır. Protein yapısında meydana gelen değişimler sayesinde delta varyantına mensup olan virüsler insan hücrelerine daha kolay şekilde tutunabilmektedir. Hâlihazırda uygulanmakta olan her aşı çeşidi delta varyantına karşı koruma sağlamaktadır. Aşıların etkinliği virüsün eski varyantlarına kıyasla delta varyantında daha düşük olsa da kişilere mutlaka aşı olmaları tavsiye edilmektedir. 

    Zira iki doz aşı olup da delta varyantına yakalanan kişilerin hastaneye yatış oranı aşısızlara kıyasla çok daha düşüktür. Aşıya ek olarak her birey maske, mesafe ve hijyen konusunda azami çaba sarf etmelidir. Aşı yaptıran kişiler virüsten daha az etkilenseler de bu virüsü kapmalarına engel değildir. Bununla birlikte, virüs ne kadar fazla kişiye bulaşırsa yeni varyantların ortaya çıkma ihtimali de o kadar artacaktır. Sonuç olarak Covid-19 pandemisinden en hızlı şekilde kurtulmak için toplumdaki tüm bireylerin sosyal mesafeye dikkat etmeleri ve maske kullanımından vazgeçmemeleri gerekmektedir.

    Delta Plus Nedir?

    Sars 2 Covid-19 virüsü olarak da bilinen koronavirüsün bilinen en yeni türü Delta Plus varyantıdır. Bu varyant temel olarak Hindistan varyantı ile Güney Afrika varyantının karışımı olma özelliğine sahiptir. Delta plus 22 Haziran tarihinde ilk olarak Hindistan'da koronavirüsle ilişkili olarak hazırlanan 'endişe verici varyantlar' listesine dahil edildi. Varyantın ilk ortaya çıktığı tarih net olarak bilinmese de 2021 yılının mart ayında çeşitli bilimsel makalelerde delta plus varyantı ile ilişkili yazılar yayımlandı. Delta plus, günümüzde Türkiye de dahil olmak üzere birçok farklı ülkede görülmektedir. 

    Delta Plus varyantı temel olarak K417N olarak isimlendirilen bir spike protein mutasyonunun yapısına sahiptir. Delta plus varyantı ile ilgili henüz yeterince bilimsel çalışma yapılmamış olsa da belirtilerinin ve yayılma hızının delta varyantıyla benzer olduğu bilinmektedir. Delta plus varyantının klasik delta varyantına kıyasla daha bulaşıcı olduğuna ya da daha ağır semptomlara yol açtığını gösterecek yeterince veri toplanamamıştır. Hatta kimi uzmanlar tarafından virüsün geçirdiği K417N mutasyonunun virüsü güçlendirmekten çok zayıflatabileceği görüşü ortaya atılmıştır.

    Delta Virüsü ve Delta Plus Belirtileri Nelerdir?

    Delta varyantı ve delta plus varyantının belirtileri klasik koronavirüs belirtilerinden çok büyük farklılık göstermemektedir. Bu belirtileri ise şu şekilde sıralayabiliriz:

    • Yüksek ateş
    • Şiddetli öksürük (kuru veya balgamlı olabilir)
    • Tat alma ve koku alma hislerinin zayıflaması
    • İshal
    • Mide bulantısı
    • Kollarda, bacaklarda, eklemlerde ve kaslarda ağrı
    • Boğaz ağrısı
    • Nefes alırken zorlanma hissi

    Bu belirtiler koronavirüsün diğer varyantlarında olduğu gibi delta varyantında da görülmektedir. Bunlara ek olarak delta varyantıyla enfekte olan kişilerde baş ağrısı ve burun akıntısı şikayetleriyle de karşılaşılmıştır. Delta varyantından etkilenen kişilerde en sık ortaya çıkan belirti ise %66 ile baş ağrısıdır. Bunu %53 ile boğaz ağrısı, %49 ile burun akıntısı ve %42 ile yüksek ateş takip etmektedir. 

    Görüldüğü üzere normalde oldukça sık karşılaşılan tat ve koku kaybı belirtileri delta varyantında yerini burun akıntısı ve baş ağrısına bırakmıştır. Yukarıdaki belirtilerden birkaç tanesine sahip olan kişilerin kendilerini izole etmeleri ve en yakın sağlık kuruluşuna gerekli önlemleri alarak başvurup koronavirüs testi yaptırmaları gerekmektedir. Bu hem kişinin kendi sağlığını hem de toplum sağlığını korumak için son derece önemlidir.

    Delta Varyantının Bulaşıcılık Oranı Nedir?

    Koronavirüsün ortaya çıkan ilk ciddi mutasyonu 2020 yılının Eylül ayında İngiltere'de ortaya çıkan Alpha varyantıydı. Bu varyant koronavirüsün orijinal haline kıyasla daha bulaşıcı bir özelliğe sahipti. Delta varyantı ise Alpha varyantına kıyasla bulaş oranını %60 gibi ciddi bir oranda arttırmaktadır. Koronavirüs pandemisinin başladığı ilk dönemlerde 1,5 metre olarak anons edilen sosyal mesafe uyarıları, delta varyantının yayılmasıyla 2 metreye çıkartılmıştır. 

    Bunun asıl sebebi ise virüsün tırnaklı (anahtar) kısmının daha efektif bir hale gelmesidir. Böylelikle virüsün hücrelere girişi kolaylaştı ve akciğer hücrelerini işgal etme hızı daha da arttı. Bunun yanında delta varyantı günümüzde Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede hakim varyant haline gelmiştir. Varyant son dönemlerde ülkemizde de hızlıca yayılmaya başlamıştır. 

    Delta Varyantından Korunma Yöntemleri Nelerdir?

    Tıpkı koronavirüsün tüm varyantlarında olduğu gibi delta varyantından korunmak için de sosyal mesafeye, maske takımına ve kişisel hijyene özen göstermek gerekmektedir. Kişinin alacağı bu önlemlere ek olarak çift doz aşı yaptırtmak da hastalığa yakalansa bile hastaneye kaldırılma riskini son derece azaltacaktır. Burada unutulmaması gereken husus ise aşı yaptıran kişilerin de maske takmaya devam etmesi gerektiğidir. Özellikle halka açık ve birçok kişinin bir arada bulunduğu mekanlarda doğru şekilde maske takımına özen gösterilmelidir. 

    Hatta mümkünse kişi gerekli olmadığı sürece kalabalık ortamlara girmemelidir ve diğer insanlarla arasındaki sosyal mesafeyi korumalıdır. Bunun yanında anahtarlık, kapı kolu, telefon, kolye, yüzük, musluk, masa ve benzeri birçok kişinin dokunabileceği yerler sıkça dezenfekte edilmelidir. Kişi dışarıda başkasının temas etme ihtimalinin olduğu şeylere dokunduğunda ellerini yüzüne, gözüne ve ağzına götürmemeli ve ellerini mümkün olan ilk an sabunla yıkamalıdır.

    Delta ve Delta Plus Varyantı Arasındaki Farklar Nelerdir?

    Delta plus varyantı orijinal koronavirüse kıyasla çok daha kolay yayılabilmekte, vücuda daha kolay tutunabilmekte ve dolayısıyla bulaşıcılık oranını artırmaktadır. Bunun yanında delta plus varyantının monoklonal antikorlara karşı diğer varyantlarla kıyaslandığında daha dirençli olduğu bilinmektedir. Ancak bu özelliklerin tümü Delta varyantı için de geçerlidir. Dolayısıyla günümüzdeki bilgiler ışığında delta plus varyantının delta varyantına göre çok daha ağır veya bulaşıcı olduğunu söylemek doğru değildir. Delta plus varyantının yayılma hızının aşıyla yeterli bağışıklığa kavuşamamış veya hiç aşı olmamış kişilerde daha yüksek olabileceği tahmin edilmektedir. 

    Bunun yanında delta plus varyantı delta varyantına kıyasla Güney Afrika mutasyonuna (Beta varyantı) daha büyük bir benzerlik göstermektedir. Güney Afrika varyantının en önemli özelliği ise virüsün yapısal olarak antikorları ekarte edebilir nitelikte olmasıdır. Bu yönden incelendiğinde delta plus varyantının aşılara karşı daha dirençli olabileceği endişesi gün yüzüne çıkmaktadır. Ancak günümüzde bu verileri destekleyecek yeterli çalışma yapılmamıştır.

    BionTech Aşısı Delta Varyantına Karşı Ne Kadar Etkili?

    Günümüzde İngiliz Bilim Kurulu da dahil olmak üzere birçok güvenilir kurum tarafından aşıların koruyuculuk seviyeleri araştırılmıştır. En son elde edilen verilere göre eğer kişi sadece bir doz BionTech aşısı olduysa Delta varyantına karşı korunma oranı %32 ile %39 arasında olmaktadır. İki doz aşı yaptıran kişilerde ise aşının etkinliği ve koruyuculuğu ciddi manada artmaktadır. 

    Zira iki doz aşı yaptıran kişilerde aşının koruyuculuğunun iki kattan fazla artarak %78 - %81 aralığına çıktığı tespit edilmiştir. Burada verilen yüzde ne kadar yüksekse kişinin koronavirüsü ağır şekilde geçirme ihtimali de bir o kadar azalmaktadır. Buna ek olarak tek doz veya çift doz aşı yaptıran kişilerin delta varyantına yakalansalar dahi hastaneye yatırılma riskleri büyük oranda düşmektedir. Tek doz yapanlarda hastaneye yatırılma oranı %80 düşerken çift doz aşı yaptıranlarda hastaneye yatışlar yaklaşık %95 civarında azalmaktadır.

    Sinovac (Çin Aşısı) Delta Varyantına Karşı Ne Kadar Etkili?

    Ülkemizde yaygın olarak kullanılan Çin menşeli Sinovac aşısının delta varyantına karşı ne oranda koruma sağladığına dair net bir bilimsel çalışma yapılmamıştır. Buna karşın, Sinovac aşısını yoğun olarak kullanan Endonezya'da Delta varyantı ile enfekte olan 350 sağlık çalışanı arasında hiçbir ölüm meydana gelmemiştir. Bu da bize Sinovac aşısının koruyucu etkisinin devam ettiğini göstermektedir. Yine de Delta varyantının antikorlara karşı direnç oluşturma yeteneği göz ardı edilmemelidir. Varyantın bu özelliği sonucunda kullanımda olan aşıların etkinliğinde bir azalma olması kaçınılmazdır. Fakat aşıların etkinliğinde azalma olsa dahi iki doz aşı yaptıran kişilerin hangi aşıyı yaptırırlarsa yaptırsınlar hastaneye daha az sıklıkta yattıkları bilinmektedir.


    İlgili İçerikler
    Canlı Destek
    -
    Canlı Destek