Lütfen Bekleyiniz...

Hemoroid (Basur) Nedir? Lazerle Hemoroid Tedavisi

Hemoroid (Basur) Nedir? Lazerle Hemoroid Tedavisi
İçindekiler

    Hemoroid (Basur) Nedir?

    Halk arasında basur olarak da bilinen hemoroid, makat bölgesindeki damarların genişleyip büyümesiyle ortaya çıkan bir sağlık problemidir. Söz konusu damarlar, hastalık ilerledikçe genişleyip şişebilir. Bu durumda, makat bölgesinin dışına doğru çıkar. Böylelikle kişide basur oluşmuş olur. İç hemoroid veya dış hemoroid oluşan bu bölgede kanama, rahatsızlık, ağrı ve kaşıntı hisleri olur. 

    Hemoroid yaşam kalitesini oldukça kötü şekilde etkiler ve kişi oturur pozisyonda uzun süre kalamaz. Birçok hasta kendisinde hemoroid belirtileri olsa bile çekindikleri için ileri safhalara kadar doktora başvurmaz. Fakat bu oldukça yanlış bir davranıştır zira hemoroid günümüzdeki gelişen teknoloji ve yeni teknikler sayesinde tedavisi oldukça kolay şekilde yapılabilen bir hastalıktır.

    Birinci Derece Hemoroid 

    Hemoroidin birinci evresi, kişide net olarak görülen bir bulguyla kendini göstermez. Basur bu durumdayken fiziksel olarak çıplak gözle ayırt edilmesi zordur. Bu yüzden de endoskop adı verilen bir aletten yardım alınır. Biraz daha ilerleyen durumlarda basurun ortaya çıktığı bölgede kanama ve kızarıklık şikâyetleri görülebilir. Basur bölgesi hafiften kabarıktır ve anüs bölgesinden yaklaşık 2-3 cm yukarıda konumlanmıştır. Hemoroidin bu evresinde, arada sırada tahriş sebebiyle gerçekleşen kanamalar hariç pek bir belirti görülmez. Basur bu durumdayken hastaya çeşitli medikal tedaviler önerilebilir. Ancak en kesin ve uygun tedavi yöntemi lazerle tedavi yöntemi olacaktır.

    İkinci Derece Hemoroid 

    2. Derece hemoroidi olan kişilerde fiziksel olarak daha belirgin semptomlar görülür. Öncelikle artık hasta elini ağrılı bölgeye götürerek hemoroidin oluşturduğu çıkıntıyı eliyle hissedebilir. Bu durum genellikle hasta ıkındığında ve uzun süre ters pozisyonda oturduğunda ortaya çıkar. Hasta pozisyonunu düzeltip ıkınmaya son verdiğinde veya ayağa kalktığında hemoroid memesi olarak bilinen ek yapı kendi kendine içeriye doğru çekilir. İlk evrede görülen kanama belirtisi bu evrede daha da artar. 

    Hala çok fazla olmamakla birlikte hastayı rahatsız eden bu kanama birike birike kişide kansızlığa sebep olabilir. Kabızlığı olan kişilerde hemoroidin gelişimi daha da tetikleneceği için kişi mümkün olduğunca sağlıklı beslenmeli ve kabız olmaktan bir şekilde kaçınmalıdır. Zira ıkınıldığı durumda basur makatın dışına doğru geri dönemeyeceği bir şekilde çıkabilir. Böylelikle kişide tromboze hemoroid adı verilen "boğulmuş hemoroid" durumu ortaya çıkar. İkinci dereceden hemoroidlerin tedavisi için de en uygun yöntem lazer tedavisi yöntemidir. Bu yöntem sayesinde hasta 15-20 dakikalık ameliyatsız bir operasyon ile aynı gün içerisinde taburcu olup direkt işinin başına geri dönebilir.

    Üçüncü Derece Hemoroid

    Üçüncü derece hemoroidi ikinci derece hemoroidden ayıran en belirgin husus, hemoroid memesinin dışarı çıktığı durumlarda kendi kendine içeri girmemesidir. İkinci derece hemoroidlerde ıkınıldığında dışarıya doğru çıkan basur kendi kendine içeriye girmekteydi. Ama 3. derece hemoroidlerde artık hemoroid memesi artık daha serbest ve büyük bir yapıya sahip olduğundan dolayı kendi kendine içeriye girmez. Aynı zamanda basurun oluştuğu bölgedeki kanama ilk iki evreye oranla bir hayli artmıştır. Kanamaya ek olarak kızarıklık, ıslaklık, kaşıntı ve ağrı belirtileri görülür. Hasta artık otururken oldukça büyük bir rahatsızlık hissetmeye başlar. Basurun ne kadar dışarıya çıktığına bağlı olarak çeşitli tedavi yöntemleri mevcuttur. Bu evrede de lazer yöntemi uygulanabilir ve klasik yönteme kıyasla çok daha az acı duyulan bir işlem olarak öne çıkar.

    Dördüncü Derece Hemoroid 

    Dördüncü derece hemoroid olan kişilerde basur son aşamaya geçmiştir. Bu durum ileri hemoroid olarak bilinmektedir. Üçüncü evrede kişinin eliyle içeri ittirebileceği hemoroid memesi artık bu şekilde de içeri girmez ve sürekli olarak dışarıda kalır. Üçüncü evredeki hastalar da oturmaktan rahatsızlık duysalar da bu evrede duyulan rahatsızlık çok daha fazladır. Basur bölgesinde tahrişten kaynaklanan sürekli bir ağrı, kanama ve ıslaklık hali söz konusudur. 

    Bu aşamadayken klasik ameliyat yöntemlerinin kullanılması daha yaygın olabilir. Hastanın durumuna ve basurun işleme uygunluğuna göre lazerle tedavi seçeneği de düşünülebilir.  Üçüncü ve dördüncü evre hemoroidleri tedavi ederken pakelere küçük bir kesi yapılır ve minik bir lazer probu basurun içine girip damarları yakar. Bu işlem sırasında bir kesi yapılıyor olsa da bu kesinin boyutu oldukça küçüktür ve işlem sonrasında kalıcı veya uzaktan görülebilen herhangi bir yara ortaya çıkmaz.

    Hemoroid Belirtileri Nelerdir?

    Hemoroid belirtileri, rahatsızlığın evresine göre değişkenlik gösterir.  

    • 1. derece hemoroid söz konusu olduğunda, görülen en önemli belirti kanamadır. Bu evredeki hemoroidler, teşhis için uygulanan rektoskopi işlemi esnasında saptanır. 
    • 2. derece hemoroidde belirti olarak kanamayla beraber kaşıntı şikâyeti söz konusudur. Bu belirtiler, anal muayene işleminde ya da ıkınma esnasında saptanır.
    • 3. derece hemoroidlerde belirti olarak kanama ve kaşıntıyla beraber makatta akıntı yahut ıslaklık hissi şikâyeti görülür.  Bunlar, anal muayene sırasında makatın dışına çıkmış hemoroid pakeleri ile saptanır. Ayrıca muayene işlemi yapılırken içeriye gönderilebilir.
    • 4. derece hemoroidlerde ise kanama, akıntı ve kaşıntı ile beraber ağrı görülür. Dördüncü derecede ne yazık ki muayene ile içeri gönderilemeyen şişlikler belirlenir. 

    Hemoroid Tanı Yöntemleri Nelerdir?

    Öncelikle basur tedavisi için bir genel cerrahi uzmanına başvurmak gerekir. Doktor hastanın tıbbi geçmişini dinler ve yaşadığı semptomlar hakkında bilgi alır. Basur şikayetiyle gelen hastalara genellikle bir fiziksel muayene yapılır ve kişinin anüs ile rektum bölgelerini kontrol eder. Genç hastalar için fiziksel muayene çoğunlukla yeterli olurken, yaşı 40'ı geçen hastalara genellikle kolonoskopi önerilmektedir. Kolonoskopi ile hastanın kalın bağırsağının tamamı kontrol edilir.  

    Bunun yapılmasının sebebi ise basuru teşhis etmekten çok altta yatan bağırsak tümörü ve benzeri daha ciddi bir hastalığın olup olmadığını anlamaktır. Zira basur, bağırsak tümörünün bir belirtisi olabilir. Bunun yanında iç hemoroid tanısı ve bu bölgedeki diğer hastalıkların saptanması amacıyla protoskopi ve protoskopi muayeneleri de yapılabilir. Aynı zamanda hatanın anal kanalının gözlemlenebilmesi için anoskopi, kolon bölgesinin incelenmesi için sigmoidoskopi gibi çeşitli muayene yöntemleri sayesinde basur tanısı konulabilir.

    Lazerle Hemoroid Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Toplumumuzda sıklıkla görülen hemoroid lazer tedavisi yöntemiyle kolaylıkla, acı vermeden ve kısa sürede tedavi edilebilmektedir. Hemoroid tedavisinde lazerli yöntemin en iyi sonuçları verdiği evreler 1. derece, 2. derece ve 3. derece olan hemoroidlerdir. Gelişen teknoloji ve kullanılan yeni ekipmanlar sayesinde lazerle yapılan hemoroid tedavisi işlemleri yaklaşık 15-20 dakika sürmektedir. Lazerle yapılan bu tedavi sonrasında işlemi yaptıran hastaların çok büyük bir kısmı aynı gün içerisinde taburcu edilebilmektedir. Bu süre, klasik ameliyat yönteminde ise 1-2 günü bulabilmektedir. 

    Aynı zamanda klasik basur ameliyatında kişiye narkoz verilir, kişinin yaklaşık 10-14 gün boyunca dikkatli olması gerekir ve bu süre içinde işe gitmesi çok zordur. Lazer tedavisinde ise narkoza ihtiyaç duyulmaz ve bunun yanında kişi direkt işine geri dönebilir. 

    Görüldüğü gibi lazerle hemoroid tedavisi oldukça pratik bir yöntemdir. Ayrıca lazer tedavisinde Argon, Diod ve Nd:Yag tipi lazerler kullanılabilir. Lazer tedavisinde asıl amaçlanan şey damarların bir yapıştırıcıyla yapıştırılarak kapatılması gibi düşünülebilir. Klasik ameliyat yöntemlerine kıyasla lazer tedavisi olan kişilerde basurun nüks etme ihtimali çok daha düşüktür. 

    Bunun haricinde lazer hemoroidoplasti (lazer hemoroid ablasyonu) olarak bilinen yeni bir yöntem de uygulanmaktadır. Bu yöntem sayesinde kişide bulunan hemoroidler 13W gücüne sahip bir lazer ile dairesel bir şekilde yakılarak tedavi edilmektedir. Bu yöntem ağrısız ve kısa süren bir yöntemdir. Nüks etme oranı ise %25 civarındadır. Başarı oranı %80-%90 civarında olan bu tedavi yönteminin uygulanabilmesi için çeşitli şartlar vardır. 

    Lazerle Hemoroid Tedavisi Sonrası

    Lazer tedavisi sonrasında dışkılamada zorluk, bölgede hafif-orta seviye ağrı ve kanama gibi komplikasyonlar görülebilir. Eğer bu komplikasyonlar şiddetli şekilde görülüyorsa ve işlemden sonra düzelme olmadan devam ediyorsa derhal doktorla iletişime geçilmelidir. Bu komplikasyonların görülme ihtimali oldukça düşüktür ancak yine de ihtiyatlı olmakta yarar vardır.


    İlgili İçerikler
    Canlı Destek
    -
    Canlı Destek