Lütfen Bekleyiniz...

Kabakulak Nedir? Kabakulak Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Kabakulak Nedir? Kabakulak Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri
İçindekiler

    Kabakulak Nedir?

    Kabakulak genellikle çocukluk çağında görülen virüs kaynaklı bir hastalıktır. Hastalığın bulaşıcılık oranı oldukça yüksektir. Hastalık temel olarak kişinin tükürük bezlerinde (parotis bezleri) iltihap ve şişlik oluşumuna sebebiyet verir. Kabakulak virüsü doğası itibariyle büyük tükürük bezlerini etkiler. Parotis adı verilen bu büyük tükürük bezleri yüzün iki tarafında ayrı ayrı konumlanmışlardır. Virüsü vücudunda barındıran kişideki büyük tükürük bezleri şişmeye başlar, ağrır ve kişi yutkunmaya çalışırken zorluk yaşar. Sözü edilen tükürük bezlerinin bulunduğu bölge kulağın hemen alt kısmında olduğu için hastalık kabakulak olarak isimlendirilmiştir. 

    Hastalığı geçiren kişilerde çoğunlukla parotis bezi tutulumu olur. Bunun yanında virüs sadece tükürük bezlerini etkilemekle kalmaz. Kimi zaman virüsün pankreas, yumurtalık, testis ve meninks gibi vücudun çeşitli bölgelerinde tutulum yaptığı ve iltihaplanmaya sebep olduğu bilinmektedir. Kabakulak virüsünün kökeni incelendiğinde ise virüsün paramiksovirüs ailesinden rubulavirüs türüne üye olduğunu görülür. 

    Nitekim bu da virüsün bir RNA virüsü olduğu anlamına gelmektedir. Bilindiği kadarıyla kabakulak virüsünün bulaşabilmesi için konak olabilecek tek canlı insanlardır. Kabakulak günümüzde insanlara pek ciddi bir hastalıkmış gibi görünmese de hastalığa yakalanan kişilerde işitme kaybı, menenjit, orşit, ooforit (testis enfeksiyonu) gibi ciddi sonuçlara yol açabilir. Bunun yanında kabakulak virüsü çok hızlı ve kolay şekilde yayılabildiği için ortaya çıktığı ortamda büyük bir salgın başlatma potansiyeline sahiptir. 

    Bu sebeple halihazırda kabakulak geçirmekte olan kişiler tükürük bezlerinde şişme belirtilerinin başladığı günden itibaren 9 gün boyunca diğer insanlarla yakın temasa geçmemelidir. Hastalığı geçiren kişiler yavaş yavaş idrar yoluyla yaklaşık olarak 13 - 15 gün arasında virüsü vücutlarından atarlar. Böylelikle kabakulak hastalığı nadir ağır komplikasyonlara sebep olmadığı durumlarda kendiliğinden iyileşir. Buna ek olarak kabakulak hastalığının etkilerini önlemek ve bulaş oranını azaltmak adına çocukluk çağında kabakulak aşısı yapılmaktadır. Zira yapılan bu aşılamanın sonucu olarak günümüzde kabakulak vakaları oldukça ciddi ölçüde azalmıştır.

    Kabakulak Kimlerde Görülür?

    Kabakulak genellikle çocukluk çağındaki kişilerde görülür. Bunun yanında hastalığa erişkin yaşa ulaşmış kişiler de yakalanabilmektedir. Hastalık sıklıkla 5 - 10 yaşları arasındaki çocuklarda görülür.

    Kabakulak Nasıl Bulaşır?

    Kabakulak hastalığı kişiden kişiye oldukça kolay şekilde bulaşabilen viral bir enfeksiyondur. Hastalık en yaygın şekilde öksürük ve hapşırık yoluyla yayılır. Bunun yanında enfekte olmuş bir kişiyle yakın mesafeden konuşmak veya uzun süre aynı kapalı ortamda bulunmak da hastalığa yakalanma riskini oldukça artıran bir durumdur. Zira hastalık damlacık yoluyla da bulaşabilir. Bunun yanında enfekte olmuş kişilerin kullandığı çeşitli çatal, bıçak, kaşık, bardak ve havlu gibi kişisel eşyalardan da virüs bulaşabilmektedir. 

    Bunlara ek olarak enfekte olan kişinin elleri kirli haldeyken dokunduğu bir yüzeye dokunmak, öpüşmek, aynı tabaktan yemek yemek ve yakın mesafede karşılıklı sohbet etmek gibi durumlarda virüs oldukça kolay bulaş göstermektedir. Virüs en yaygın olarak kreş, okul, dershane, kurs, oyun parkları, okul tuvaletleri gibi yerlerde yayılır.

    Kabakulak virüsüne yakalanan kişiler tükürük bezleri şiştikten 7 gün önce ve şişmenin başladığı günden sonraki 9 gün boyunca diğer kişileri enfekte edebilirler. Virüsün bulaş riskinin en yüksek olduğu dönem ise semptomların ortaya çıkmaya başladığı ilk 4 gündür. Virüsü taşıyan kişiler hastalığı çok kolay şekilde yayabilirler. Bir kişinin kabakulak virüsünü kapabilmesi için ya önceden hiç kabakulak geçirmemiş olması ya da çocukluk çağında virüse karşı aşılanmış olması gerekir. Önceden aşılanan veya bir kez kabakulak geçiren kişilerin tekrardan hastalığa yakalanma riski bulunmamaktadır.

    Kabakulak Nedenleri Nelerdir?

    Kabakulak hastalığı, rubulavirüs cinsine mensup kabakulak virüsü sayesinde insanlara bulaşır. Kabakulak hastalığının kişide ortaya çıkmasını sağlayan tek etken bu virüstür. Kabakulak virüsünün yapısı itibariyle bulaş oranı en sık ocak ve mayıs aylarında artış gösterir. Hastalık oldukça kolay şekilde bulaştığından ve hastalığı asemptomatik şekilde geçirenlerin de yayma ihtimali olduğundan dolayı geçmişte büyük salgınlara sebep olmuştur. Ancak günümüzde kabakulak aşısının çocukluk çağındaki kişilere yapılması sebebiyle kabakulak hastalığının görülme oranı oldukça düşmüştür.

    Kabakulak virüsüne karşı aşı yaptıran kişiler kabakulak hastalığına yakalanma riski taşımazlar. Ancak aşı yaptırmayan kişilerin hastalığa bir kere yakalanma riskleri bulunmaktadır. Kabakulak hastalığını bir kere geçiren kişiler ise hayatları boyunca hastalığı tekrar geçirme riskine sahip olmazlar. Zira virüsle savaşmayı öğrenen vücut virüse karşı bağışıklık kazanır ve bir bulaş durumunda hastalığa sebebiyet vermeden virüsü defeder.

    Kabakulak virüsüne maruz kalıp hastalığı geçiren kişilerde ise hastalık ilk olarak solunum yollarında başlar. Zira kabakulak virüsü damlacıklarla bulaşan bir virüs olduğundan (tükürük, hapşırık, salya, öksürük vb.) virüs için en uygun mekan solunum yollarıdır. Virüs vücuda yerleştikten kısa bir süre sonra hızlı şekilde çoğalmaya başlar. 

    Genellikle solunum yollarının iç kısmında çoğalan kabakulak virüsü bu sürecin devamında tükürük bezi dokularına ve sinir hücrelerine yayılmaya başlar ve kişi hastalığın semptomlarını hissetmeye başlar. Kabakulak virüsü genelde enfekte ettiği kişilerde semptom gösteren bir virüstür. Buna karşın hastalığı herhangi olumsuz bir semptom göstermeden geçiren kişilerin sayısı da bir hayli fazladır. Zira kabakulak virüsüyle enfekte olan kişilerin yaklaşık %35’i herhangi bir semptom göstermemektedir.

    Kabakulak Belirtileri Nelerdir?

    Kabakulak hastalığının çok belirgin birkaç belirtisi olduğu gibi kişiden kişiye değişiklik gösterebilecek nadir belirtileri de mevcuttur.  Kabakulak hastalığının kişide ortaya çıkardığı belirtiler çocuklarda ve yetişkinlerde genel olarak aynı doğrultuda ilerler. Ancak belirtilerin şiddeti kişinin bağışıklık durumuna ve enfeksiyonlara karşı yatkınlığına göre değişebilmektedir. Bunun yanında yetişkin yaşta kabakulak virüsü ile enfekte olan kişilerde çeşitli komplikasyonların gelişme ihtimali çocuklara kıyasla daha yüksektir.

    Kabakulak hastalığına yakalanan her birey semptom göstermeyebilir veya hastalığı çok hafif belirtilerle atlatabilirler. Belirtilerin kişide ortaya çıkması için geçmesi gereken süre 2 - 30 gün arasıdır. Bu süre içerisindeki herhangi bir günde kişide hastalık belirtileri kendini gösterebilir veya kişi belirtisiz şekilde hastalığı atlatır. Kabakulak hastalığının ilk başta ortaya çıkan ve genellikle pek de ağır ilerlemeyen belirtileri aşağıda sıralanmıştır:

    • Yorgunluk hissi
    • Vücuttaki çeşitli kaslarda veya eklemlerde ağrı
    • Baş ağrısı
    • İştah kaybı
    • Ateş (genelde ağır bir ateş görülmez, hafif şekilde ilerler)
    • Mide bulantısı ve kusma

    Yukarıda sayılan ilk grup belirtilerin ardından hastalığa yakalayan kişilerde en genel belirti olarak bilinen tükürük bezinde (parotis) şişlik görülür. Şişliğe ek olarak tükürük bezlerinin bulunduğu bölgelerde hassasiyet ve ağrı yaşanması da muhtemeldir. Bununla birlikte hastanın ateşi bu aşamada yükselme eğilimindedir ve genellikle 38 derece ve üzerinde ateş görülür. Hastalığın kendisini vücutta iyice yaydığı bu ilk dönemde tükürük bezleri olabildiğince şişer ve dışarıdan bakıldığında şişlik fark edilebilecek bir hal alır. Zira hastalığın ismi de tükürük bezlerinde oluşan şişliğin kulağın alt kısmına kadar ulaşmasından gelmektedir. 

    Tükürük bezlerinde oluşan bu şişlik kimi zaman yüzün tek tarafında kimi zaman iki tarafında ortaya çıkar. Bunun yanında tükürük bezlerindeki şişlikten dolayı kişi yediği besinleri çiğnerken zorlanabilir ve çiğneme esnasında ağrı hissedebilir. Virüsün tükürük bezlerini etkilemesi sonucunda kişide ağız kuruluğunun görülmesi de oldukça sık rastlanan bir durumdur. Bu İlk belirtilerden olan eklem ve kas ağrıları ise şiddetini bu aşamada arttırır. Ek olarak hastada mide bulantısı, karın ağrısı görülebilir ve tükürük bezlerinin bulunduğu bölgenin çevresinde yoğun bir ağrı hissedebilir.

    Kabakulak Tanı Yöntemleri Nelerdir? 

    Kişide kabakulak hastalığının olup olmadığını anlamak için mutlaka bir doktora başvurmak gerekmektedir. Hastalığın belirtileri doktor tarafından fiziki muayene esnasında genellikle anlaşılmaktadır. Ancak yine de emin olmak açısından çeşitli laboratuvar testleri istenebilir. Öncelikle doktor hastanın yüzünde herhangi bir şişlik olup olmadığını kontrol eder. Ardından bademcikleri kontrol eder zira hastalık bu bölgeyi de etkileyebilmektedir. 

    Bunun yanında hastanın ateşi ölçülür ve genel sağlık durumu hakkında bilgi alınır. Eğer doktor kişide kabakulak hastalığı olduğundan şüpheleniyorsa hastadan gerek gördüğü tükürük, kan veya idrar testlerini yaptırmasını ister. Hastalığın nadir de olsa sebep olabileceği menenjit veya testis enfeksiyonu gibi hastalıklar için de hastanın şikayetlerine göre ek incelemeler yapılabilir.

    Kabakulak Nasıl Geçer? Kabakulak Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

    Toplumdaki yaygın inanışın aksine kabakulak hastalığı antibiyotik tedavisine cevap vermez. Bunun sebebi ise hastalığın virüs tabanlı bir hastalık olmasıdır. Bunun yanında, kabakulak virüsünü vücuttan direkt olarak atmak için herhangi bir ilaç veya tedavi yöntemi mevcut değildir. Kabakulak hastalığı geçiren kişilere uygulanan tedavi yöntemlerinin asıl amacı hastalığın ortaya çıkardığı olumsuz semptomları hafifletmek ve daha ciddi komplikasyonlara yol açmamasını sağlamaktır. Yani semptomatik bir tedavi uygulanır. Eğer kişinin başı ağrıyorsa veya yüksek ateş şikayetiyle doktora gelmişse bu durumda kişiye bu doğrultuda yardım edecek ilaçlar verilir. Hastalığa yakalandıktan sonra aşı yapmanın da herhangi bir faydası olmayacaktır. 

    Zira kabakulak aşısı veya herhangi bir aşının kişide koruma sağlayabilmesi için aşının virüs vücuda alınıp enfekte olmadan önce uygulanmış olması gerekir. Kişi hastalık vücudundan atılana kadar doktorunun semptomlarıyla ilgili verdiği ilaçları düzenli şekilde kullanmaya özen göstermelidir. Düzenli ilaç kullanımına ek olarak hasta vücudunu yoracak aktivitelerden kaçınmalı ve yatakta istirahat etmelidir. Bunun yanında mümkün olduğunca diğer kişilerle temas etmemelidir. Eğer virüsten dolayı tükürük bezleri aşırı derecede şiştiyse şişliğin olduğu kısma buz uygulanabilir. 

    Bunun yanında yüksek ateş belirtisine sahip olan kişiler ise bolca sıvı tüketmelidir. Hastalığın ortaya çıkaracağı bir diğer olumsuz semptom da çiğneme ve yutkunma güçlüğü olduğundan, kabakulak hastalığına yakalanan kişiler mümkün olduğunca kolay çiğnenebilen gıdalar tüketmelidirler. Buna ek olarak halihazırda enfekte olmuş tükürük bezlerini daha da zorlayacak ve tahriş edebilecek olan asidik yiyeceklerden ve içeceklerden uzak durmak gerekir. Düzgün bir istirahat dönemi ve düzenli ilaç kullanımının ardından hastalık kendiliğinden vücuttan atılır ve kişi normal yaşamına geri döner.

    Kabakulak Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

    Kabakulak Olan Bir Daha Olur mu?

    Kabakulak hastalığını bir kere geçirmiş olan kişiler bir daha bu hastalığa yakalanmazlar.

    Kabakulaktan Nasıl Önlenir?

    Kabakulak hastalığından korunmanın en kolay yolu erken çocukluk döneminde yapılan aşılamadır. Çocukluk döneminde yapılan üçlü karma aşısı sayesinde kişi hayatı boyunca kızamık, kabakulak ve kızamıkçık hastalıklarına karşı bağışıklık geliştirir.

    Kabakulak Mevsimi Ne Zaman?

    Kabakulak sıklıkla kış mevsiminin ortası ile ilkbahar mevsiminin sonu arasında görülür. Yani hastalığın en sık bulaş gösterdiği aylar Ocak ile Mayıs ayları arasıdır.

    Kabakulak Tek Taraflı Olur mu?

    Kabakulak virüsünün sebep olduğu şişlik yüzün iki tarafında da meydana gelebilir. Hastalığı geçiren kişilerin yaklaşık %25’inin ise tek taraflı şişlik belirtisine sahip olduğu bilinmektedir.


    İlgili İçerikler
    Canlı Destek
    -
    Canlı Destek