Lütfen Bekleyiniz...

Karpal Tünel Sendromu Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Karpal Tünel Sendromu Nedir? Belirtileri ve Tedavisi
İçindekiler

    Karpal Tünel Sendromu Nedir? 

    Karpal tünel sendromu, median sinirinin bazı nedenler dolayısıyla baskı altında kalmasına sebebiyet veren nöropatik bir hastalıktır. Karpal Tünel, bilek seviyesindedir ve üst kısmı kalın bir yapı tarafından kaplı vaziyettedir. Median sinir ise yüzük parmağının yarısı ile serçe parmağı dışında kalan parmakların hissiyatını algılanma görevini üstlenmektedir. Bu sinirin başka bir özelliği ise başparmağın hareketlerinden sorumlu olan kaslara elektriksel uyarı göndererek motor fonksiyonlarına yardımcı olmasıdır.

    Karpal Tünel Sendromu Neden Olur? 

    Anatomik değişikliklere ve çeşitli hastalıklara bağlı olarak bilek bölgesinde median sinirinin baskı altında kalması sebebiyle karpal tünel sendromu ortaya çıkar. Karpal tünel sendromu nedenleri arasında en çok öne çıkan sinir üzerindeki bu baskı, çoğunlukla o bölgede bulunan bağ dokusundaki ödemden ya da kan akışının kesintiye uğramasından dolayı kaynaklanıyor olabilir.

    Kanal içerisindeki basıncın artmasının sebebi genel olarak genetik yatkınlık, obezite, el bileğini içeren ve tekrarlayan hareketler, hamilelik dönemi ve romatizma hastalıkları olabilmektedir. Karpal tünel sendromu, erkeklere oranla kadınlarda daha sık olarak görülen bir hastalıktır. Hastalığın seyri esnasında karpal tünel sendromunun gelişmesi ile alakalı olabilecek birçok hastalık mevcuttur. Bu hastalıkları şu şekilde sıralayabiliriz:

    • Şeker hastalığı (Diyabet)
    • Tiroid bezi hastalıkları
    • Menopoz ve hamilelik dönemlerinde görülen vücudun aşırı sıvı tutması (Sıvı retansiyonu)
    • Hipertansiyon (Kan basıncı yüksekliği)
    • Bağışıklık sisteminin vücudun kendi doku ve hücrelerinde hasar meydana getirdiği otoimmün hastalıklar
    • El bileği bölgesinde meydana gelen travmalar

    Karpal tünel sendromu, çoğunlukla tek bir sebebe bağlı olarak meydana gelmez. Bu sendrom, gelişimine sebep olabilecek bazı sağlık sorunları ve risk faktörlerinin bir araya gelmesi sonucu oluşmaktadır. Bu hastalığın erkeklere oranla kadınlarda daha sık olarak meydana gelmesinin altında yatan sebebin, bu boşluğun kadınlarda erkeklere göre daha dar olmasından kaynaklanıyor olabileceği tahmin edilmektedir.

    Şeker gibi çeşitli bazı sağlık sorunları sinir yapılarının hasar görmesine sebebiyet verebilir. Romatoid artrit gibi hastalıklarda ise bu bölgede yer alan bağ dokusunda iltihap gelişebilmektedir. Bu durum, karpal tünel sendromuna sebep olabilmektedir.

    Karpal tünel sendromuyla sonuçlanabilen bir diğer risk faktörü ise iş makinesi kullanımıdır. Uzun dönem boyunca bileğin sıkça yoğun titreşime maruz kalması nedeniyle bu kişilerde bu sendrom meydana gelebilmektedir. Ayrıca iş ve eğitim hayatının bir parçası olan uzun süreli klavye ve fare kullanımı da yine aynı şekilde karpal tünel sendromunu tetikleyebilmektedir. 

    Karpal Tünel Sendromu Belirtileri Nelerdir?

    Karpal tünel sendromunda meydana gelen belirtiler, bu hastalıktan etkilenen median sinirinin normal işlevleri ile doğrudan bağlantılıdır. Elin belli bir bölümünün hareketi ve duyusu ile alakalı görevleri üstlenen bu sinirin olası bir baskı altında kalma sonucunda, hastada birtakım bulgular ve belirtiler ortaya çıkmaktadır. Bu belirti ve bulguları ise şu şekilde sıralayabiliriz:

    • İşaret, orta ve başparmağı kapsayan ağrı, karıncalanma ve uyuşma hissi
    • El bileğinden başlayan ve yavaş yavaş kola doğru yayılım gösteren ısı ve ağrı artışı
    • Gece uykudan uyandıran bilek ağrısı
    • El kaslarında güçsüzlük 

    Karpal tünel sendromunda meydana gelen belirtiler, çoğunlukla zaman içerisinde yavaşça gelişmeye eğilimlidir. Karıncalanma ve uyuşma şikayetinin serçe parmağı etkileyip etkilemediği önemli bir bulgudur. Diğer parmaklarda ise uyuşukluk hissine ek olarak elektriklenme hissi de ara ara ortaya çıkabilir.

    Bazı hastalarda geceleri bilek ağrısı sebebiyle uykularından uyandıkları ve sonrasında içgüdüsel bir şekilde el bileğini sallama ihtiyacı hissettikleri gözlemlenir ve bu hareketin sonrasında ise rahatladıklarını belirtmektedirler. Bu tip durumlar, karpal tünel sendromunun varlığına işaret etmektedir. 

    Keza güçsüzlük hissi, karpal tünel sendromu ilerlemiş olan kişilerde meydana gelebilecek bir belirtidir. Hastalar nadiren de olsa ellerinde tuttukları bir objeyi kas güçsüzlüğü sebebiyle ellerinden düşürebilirler. Güçsüzlük hissi dışında seğirmeler de karpal tünel sendromunun kasları etkileyen bir diğer belirtisidir.

    Karpal Tünel Sendromu Tanısı Nasıl Konur?

    Diğer bütün hastalıklarda olduğu gibi, karpal tünel hastalığında da teşhis koyulabilmesi için hastanın öyküsü, fizik muayenesi ve çeşitli tanı yöntemlerine başvurulması önem arz etmektedir. Ayrıca kişilerde bu sendromun gelişmesine sebebiyet verebilecek çalışma şartları ve sağlık durumları gibi risk faktörleri de hasta öyküsü alınması esnasında sorgulanması gereken diğer önemli noktalardır.

    Doktor tarafından uygulanan fizik muayene sırasında, karpal tünel sendromunun varlığını gösterebilecek birtakım hareketler ile yapılan çeşitli testlere başvurulabilmektedir. Bu testler genel anlamda karpal tünel sendromu testi olarak bilinir. Örnek verecek olursak tinel testi, hastanın karpal tünel bölgesine bir refleks çekici yardımı ile vurulmasıdır. Bu testin uygulanmasından sonra hastada median sinirin etkilenmesi ile ortaya çıkabilecek şikayetlerin belirtilmesi, test sonucunun pozitif yorumlanmasını sağlamaktadır.

    Falen testi ise karpal tünel teşhisine yönelik bir biçimde fizik muayene esnasında yapılan bir diğer önemli testtir. Bu testte hasta kişinin ellerinin dışını gövdesinin önünde birleştirip 1 dakika bu pozisyonda sabit tutması istenir. Test esnasında hastada karıncalanma, ağrı ya da uyuşma gibi nöropatik belirtilerin oluşması neticesinde test sonucu pozitif olarak yorumlanmaktadır.

    Karpal tünel sendromu tanısının ana kaynağını elektromiyografi adı verilen (EMG) tanısal işlem oluşturmaktadır. EMG uygulandığı bölgedeki kasların ve onların uyarılmasından sorumlu olan sinirlerin incelenmesine yardımcı olur. Kasların uyarılması amacı ile sinirlerden iletilen elektrik sinyalleri EMG cihazı tarafından algılanır ve rakamsal olarak dokümante edilir. Böylece doktorlar tarafından yorumlanabilmesi sağlanmaktadır.

    Karpal Tünel Sendromu Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Karpal tünel sendromu tedavisi, hastalığın kişide ortaya çıkardığı şikayetlerin seviyesine ve hastalığın durumuna göre değişkenlik göstermektedir. 

    Karpal tünel sendromu, eğer ilerlemeden, erken dönemlerde tespit edilirse sadece çeşitli doktor önerileri ve destek tedavisi ile beraber kolayca kontrol altında tutulabilen bir hastalıktır. Bu öneriler arasında, şikayetlerin meydana gelmesine sebep olabilecek bilek hareketleri konusunda hasta kişinin bilgilendirilmesini ve bilek ile bilek çevresini zorlayan hareketlerden uzak durmak yer alır. El bileği ateli ismi verilen tıbbi ürünler hastaların bileklerinin sabit bir pozisyonda tutulmasını sağlar. Böylece geceleri hasta kişinin istemsiz el ya da bilek hareketleri nedeniyle bileğindeki baskıyı artırmasının önüne geçmekte büyük fayda sağlamaktadır.

    Doktorlar tarafından gerekli görüldüğü durumlarda hastanın ağrı şikayetini kontrol altına almak ve bilek bölgesindeki ödemin azaltılması amacı ile çeşitli iltihaplanma azaltıcı ilaçlar ve ağrı kesiciler reçetelendirilebilmektedir. Bazı hastalarda ise karpal tünel bölgesindeki iltihaplanmanın giderilmesi için bu bölgeye steroid enjeksiyonu yapılması tedavi içerisinde yer alabilmektedir.

    Hastalığın ilerlemiş olduğu durumlarda karpal tünel sendromunun tedavisi için cerrahi girişimler gündeme gelebilir. Karpal tünel sendromu ameliyatı adı verilen bu ameliyatta, hastanın bilek bölgesinde median sinirine baskı oluşturan yapılar tespit edilip o yapılara müdahale edilir. Böylece, sinirin rahatlatılması sağlanmaktadır.

    Karpal tünel tedavisine ek olarak doktorların bilgisi ve tavsiyesi dahilinde uygulanan çeşitli yöntemler bu rahatsızlığa bağlı şekilde ortaya çıkan şikayetler üzerinde olumlu bir etki yapabilmektedir.

    Karpal Tünel Sendromu Egzersizleri

    Eli yumruk şekline getirerek parmakların tekrar yere paralel bir şekilde açılmasıyla yapılan hareketin 5 ile 10 kez tekrarlanması bilekteki baskının kısa süre için rahatlamasını sağlayabilen bir egzersizdir. Bu harekete ek olarak yaklaşık her 2 saatte 1 olacak biçimde elleri gövdenin önüne getirip, 1 dakika boyunca sallanması bir diğer fayda sağlayabilecek karpal tünel egzersizidir.

    Karpal Tünel Sendromu Bileklik Kullanımı

    El bileğini düz ve stabil bir pozisyonda tutarak median sinir üzerindeki baskının azalmasını ve dolayısıyla hastanın rahatlamasını sağlayan bileklikler hem gün içerisinde şikayetlere sebep olan hareketlerden kaçınmak, hem de geceleri istem dışı zorlayıcı bilek hareketlerinden uzak durma konusunda fayda sağlayabilen ürünlerdir.

    Karpal Tünel Sendromu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

    Başka Hastalıklarla Karıştırılabilir mi?

    Bu sendrom, el ve bilek hastalıkların yanı sıra sinirleri etkileyen diğer rahatsızlıklarla da karıştırılabilir. Bilhassa boyun fıtıkları ile benzer belirti gösterdiği için, burada da hastalıkları karıştırma söz konusudur. Son olarak, başta diyabet olmak üzere, diğer metabolik sıkıntılarda da bu hastalığa benzer problemler baş gösterebilir. 

    Karpal Tünel Sendromu Kalıtsal Bir Hastalık mıdır?

    Bu sendrom, kalıtsal bir hastalık değildir.

    En Çok Hangi Yaş Grubunda Görülür?

    KTS en çok, 40 yaşını aşmış bireylerde, özellikle de 40-60 yaş arasındaki kadınlarda görülür.

    Karpal Tünel Sendromu İçin Hangi Bölüme Gitmelisiniz?

    Bu rahatsızlıktan şüphelenen ve bir sağlık kuruluşuna başvurmak isteyen bireyler, genellikle ‘’karpal tünel sendromuna hangi bölüm bakar?’’ sorusunu sormaktadır. Bu sendromdan muzdarip hastalar, Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirurji) bölümüne gitmelidir. 

    Karpal Tünel Sendromu Tedavi Edilmezse Ne Olur?

    İlk olarak hastalığın tedavisinin başarılı olabilmesi için teşhisin tam olarak konulması gerekmektedir. Oluşan hasarın ve bozuklukların tedavi edilmesi geciktirilirse ya da hiç tedavi edilmezse, ileri derecede sinir hasarı ortaya çıkar ve tedavi ile iyileştirmede problemler yaşanır. Böylece, kalıcı hasar ve sakatlıkların oluşmasına neden olur.


    İlgili İçerikler
    Canlı Destek
    -
    Canlı Destek