Lütfen Bekleyiniz...

Mide Fıtığı Nedir? Mide Fıtığı Belirtileri ve Tedavisi

Mide Fıtığı Nedir? Mide Fıtığı Belirtileri ve Tedavisi
İçindekiler

    Mide Fıtığı Nedir?

    Mide fıtığı, genel olarak yemek borusu ile mide arasında bulunan kasların herhangi bir sebepten ötürü erimesi ya da zayıflaması neticesinde, midenin üst bölgesinin diyaframdan yemek borusuna doğru ilerlemesi şeklinde tanımlanmaktadır. Mide fıtığı her yaş grubundaki bireylerde görülebilecek bir rahatsızlıktır. Fakat yapılan araştırmalar, 50 yaş üstündeki kişilerde daha sık görüldüğünü ortaya koymuştur. 

    Diyafram, karın ile göğüs arasında kalan büyük bir kas kütlesidir. İnsanlar, anatomik yapısı sayesinde bu kası kullanarak nefes alıp verir. Sağlıklı bir kişide mide diyaframın altında yer alır. Ancak mide fıtığı olan kişilerde, midenin bir bölümü kaslar aracılığı ile yukarı doğru itilir. Bu durumda, mide fıtığı gelişimi görülür.

    Fakat hastalığın hayati bir riski büyük çoğunlukla söz konusu olmamaktadır. Birçok hastada sadece ilerleyen aşamalarda belirtiler ve şikâyetler görülür. Ayrıca mide fıtığı olan kişilerde reflü hastalığının görülme ihtimali daha yüksektir. Bu sebepten dolayı da hastalığın ilerlemeden tedavi edilmesi sağlıklı bir hayat için büyük önem arz etmektedir.

    Mide Fıtığı Belirtileri Nelerdir?

    Mide fıtığı belirtileri, hastalığın erken safhalarında genellikle kendini belli etmez. Fakat hastalığın ilerlemesiyle beraber fıtığın büyümesi, bazı şikâyetleri beraberinde getirir. Bu belirtileri;

    • Günün herhangi bir zamanında birden meydana gelen mide ekşimesi,
    • Mide ya da yemek borusunda rahatsızlık ve ağrı,
    • Çok fazla yemek yenmemesine karşın şişkinlik hissi ve geğirme isteği,
    • Boğazın arka noktasında acı ya da ekşi tat,
    • Yemek yerken ya da içecek içerken yutkunma güçlüğü çekme,
    • Mide bulantısı ve bunun neticesinde kusma olarak sıralayabiliriz.

    Genel olarak mide fıtığı belirtileri bunlardır. Ancak bu belirtiler, sadece çok ilerlemiş hastalarda bir ya da birden fazla belirtiyle beraber ortaya çıkar. Şayet hastada;

    • Sürekli olarak kabızlık,
    • Göğüste ya da karında şiddetli ağrı, 
    • Geceleri uykuda ya da uyumadan önce baş gösteren ani öksürükler, 
    • Yoğun mide bulantısı,  
    • Kusma görülüyorsa acil tıbbi yardımın alınması gerekmektedir. 

    Zira bu semptomlar mide fıtığının çok fazla ilerlediğine işaret etmektedir. Tedavi edilmemesi halinde semptomlar ve şiddetleri artarak devam edebilir. Bu durumda, bireyin yaşam kalitesi ciddi anlamda düşmektedir.

    Mide Fıtığı Nedenleri Nelerdir?

    Bazı kişilerde yaralanmalardan ya da çeşitli sebepler ile meydana gelen kas kayıplarından dolayı mide fıtığı gelişmektedir. Çünkü mide ve diyaframdaki kas zayıflıkları sebebiyle mide diyaframa doğru yönelme eğilimi göstermektedir. Mide fıtığının bir başka nedeni ise sürekli olarak öksürmek, kusmak ve sürekli ağır nesneleri kaldırmaktır. Zira tüm bu durumlar midenin çevresindeki kasları sürekli baskıya maruz bırakmaktadır. Bu gibi durumların sürekli olarak devam etmesi ise mide fıtığının meydana gelmesine sebep olur. 

    Bazı kişilerin yemek borusu genetikten ya da doğuştan dolayı büyük olabilmektedir. Bu da midenin yemek borusunun içine sarkmasını kolaylaştırmaktadır. Ayrıca mide fıtığı riskini artırma ihtimali olan birkaç neden de bulunmaktadır. Obezite, sağlıksız beslenme, yaşlanma ve tütün ürünleri tüketimi mide fıtığına yakalanma riskini arttırır. Zira tüm bu durumlar, mide çevresindeki kasların zayıflamasına sebep olmakta ve böylece mide fıtığının meydana gelmesini kaçınılmaz kılmaktadır.

    Mide Fıtığı Çeşitleri Nelerdir?

    Mide fıtığının iki türü bulunmaktadır. Bunlar; Sliding Hernia (kayma tipi mide fıtığı) ve Paraösefagal Mide Fıtığı olarak isimlendirilir. Kayma tipi mide fıtığı çoğunlukla reflüye bağlı biçimde meydana gelir ve vakalar arasında en sık görülen türdür. Genellikle midenin yemek borusu ile beraber göğüs boşluğuna doğru kayması ile ortaya çıkmaktadır. 

    Paraösefagal mide fıtığı ise genel olarak kadınlarda görülmektedir. Kayma tipi mide fıtığına kıyasla daha az kişide ortaya çıkar. Fakat diğer türe kıyasla oldukça riskli bir rahatsızlıktır. Zira mide, göğüs boşluğu içinde gün geçtikçe fıtıklaşır ve riskli bir duruma dönüşür. Hastalığın ilerlemesi kişinin hayatını tehlikeye atar. Hayati risk barındırması sebebiyle bu hastalığın bir an önce tedavi edilmesi gerekmektedir. 

    Diğer yandan her iki türün belirtileri de benzerlik göstermektedir. Kayma tipi mide fıtığında ya da paraösefagal mide fıtığında hastalığın türüne has bir semptom bulunmamaktadır. Fakat paraösefagal mide fıtığının semptomları, diğerine kıyasla fazla yoğun ve şiddetli olabilmektedir.

    Mide Fıtığı Tanı Yöntemleri Nelerdir?

    Mide fıtığı çoğunlukla mide ekşimesi, göğüs ağrısı ya da üst karın ağrısı sebebini saptamak amacıyla yapılan birtakım testler neticesinde ortaya çıkmaktadır. Hastalığın teşhisi için öncelikli olacak şekilde üst sindirim sisteminin röntgeni çekilir. Röntgenden önce hasta bireyden, görüntüyü kolaylaştırması amacıyla, bir sıvı içmesi istenir. Bu teknik ile mide, yemek borusu ve diyafram kolaylıkla görüntülenmektedir. Böylece midenin yemek borusuna yönelip yönelmediği tespit edilebilir. 

    Bir diğer test olan üst mide endoskopisi de yapılabilmektedir. Yemek borusu ve mideyi görüntülemek amacıyla hasta bireyin boğazından bir ışık ve kamera ile donatılmış ince ve esnek yapıda olan bir tüp mideye yollanır. Böylece mideye kadar olan tüm sistem ve yapılar görüntülenmiş olmaktadır. Doktor bu görüntüleme sonucunda hastalığın tanısını koyabilmektedir. 

    Özofagus manometrisi ise yemek borusunda ve midede gerçekleşen ritmik kas kasılmalarının ölçüldüğü bir tekniktir. Bu teknik sayesinde aynı zamanda kasların koordinasyonu ve kuvveti de ölçülebilmektedir. Hasta kişinin durumu ve doktorun görüşüne göre tüm testler ya da tek bir test uygulanabilmektedir.

    Mide Fıtığı Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

    Mide fıtığı tedavisi, genellikle çok başarılı bir biçimde gerçekleşen ve hastalığın kesin olarak çözülebildiği yöntemlerden oluşur. Mide asidini nötralize etmek amacıyla bazı antiasit ilaçlar tavsiye edilebilmektedir. Bu ilaçlar, midenin asitlik derecesini düzenleyerek mide ekşimesini engeller ve kişide rahatlama sağlar. Fakat bu tür ilaçların doktorun belirlediği dozlarda kullanmak önem arz etmektedir. Aksi halde bazı yan etkiler meydana gelebilmektedir. 

    Diğer yandan midenin asit üretimini azaltması için H2 reseptör blokerleri olarak isimlendirilen birtakım ilaçlar da tavsiye edilebilmektedir. Bu ilaçlar midenin daha az asit üretmesini sağlar ve kişinin büyük oranda rahatlamasını sağlar. Yine asit üretiminin önüne geçen ve yemek borusunda yaşanan sorunların düzelmesini sağlayan proton pompa inhibitör ilaçları da mide fıtığı tedavisinde yer almaktadır.

    Kısaca PPI olarak isimlendirilen bu ilaçlar, mide asidi üretimini büyük miktarda azaltır ve tahribata uğramış olan mide ile yemek borusunun iyileşmesini sağlar. İlaçların tedavide olumlu yanıt vermemesi durumunda ise cerrahi operasyon gerekir. Bu operasyonun amacı midenin yukarı kayan bölümünün tekrardan olması gerektiği yere alınmasıdır. Hastanın ve hastalığın durumuna bağlı olarak ameliyat laparoskopik ya da torakotomi yöntemi ile yapılabilmektedir. Ameliyat hastalığın çok ilerlemediği vakalarda tavsiye edilmese de, başarı oranı son derece yüksek bir yöntemdir.

    Mide Fıtığı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

    Mide Fıtığı Kendiliğinden Geçer mi?

    Mide fıtığı kendiliğinden geçen bir hastalık değildir. Mide fıtığı teşhisi konulan hastalar, vakit kaybetmeden tedavi için gerekli adımları atmalıdır. Bu süreçte doktorun tavsiyelerini dinlemek, atılacak en doğru adım olacaktır.  

    Mide Fıtığı İlerlerse Ne Olur?

    Mide fıtığının ilerlemesi halinde, midede ciddi kanamalar söz konusu olabilir. Şayet dev mide fıtığı tedavi edilmezse, kanama ciddi boyutlara ulaşabilir ve acil müdahaleye ihtiyaç duyulabilir. Ayrıca hastalarda astım, reflü ve KOAH’a bağlı şikâyetler de görülebilir. Bu nedenle hastalık fazla ilerlemeden 

    Mide Fıtığı Olanlar Nelere Dikkat Etmelidir?

    Hamilelik, şişmanlık ve aşırı sıvı tüketimi gibi mide içi basıncı artıran durumların, mide fıtığı semptomlarının artmasına sebep olduğu unutulmamalıdır. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, bireyin beslenme alışkanlıklarını düzeltmesi ve sağlıklı beslenme kurallarına özen gösterilmesidir. 

    Bu bağlamda; 

    • Öğünlerdeki porsiyon miktarları azaltılmalı, miktar olarak az fakat sık aralıklarla yemek yenmelidir.
    • Yemekten 3 saat sonra dikey pozisyondan yatay pozisyona geçilebilir.
    • Turunçgiller gibi asidik sıvılar içeren besinler yemek borusu ile mide arasındaki geçiş noktasında gevşemeye sebep olduğundan dolayı fıtıklaşma artabilir. Dolayısıyla bu tür besinlerden uzak durulmalıdır.

    Mide fıtığı olanların uzak durması gereken diğer besinleri ise şu şekilde sıralayabiliriz; 

    • Kahve,
    • Çay, 
    • Alkol, 
    • Baharatlar,
    • Acı yiyecekler,
    • Aşırı yağlı yiyecek ve asitli içecekler.

    Mide Fıtığına Ne İyi Gelir?

    Mide fıtığına neyin iyi geldiği konusunda genel olarak bitkisel besinler öne çıkmaktadır. Bilimsel olarak %100 kanıtlanmış olmasa da, halk arasında yaygın olarak iyi geldiği düşünülen bitkisel besinlerin bazıları şunlardır;

    Keten Tohumu

    Keten tohumu bal ile tüketildiğinde, mide fıtığının vücutta oluşturduğu olumsuz etkileri yok etmek mümkündür. Bal, mideyi koruyan bir besin olduğundan dolayı, keten tohumu ile iyi bir birlik oluşturur.

    Çörek Otu

    Çörek otu, mide fıtığına iyi gelen bitkisel çözümler arasındadır. Midedeki asitlik derecesini dengeleyerek hazmı kolaylaştırır. Mide fıtığının sebep olduğu durumları yok etmek adına, bal ile çörek otu beraber tüketilebilir. Bu karışım sayesinde fıtığın olumsuz etkilerinden biri olan mide bulantısı yok edilebilir ve böylece rahatlama sağlanabilir.

    Havuç ve Lahana Suyu

    C vitamini kaynaklarından biri olan havuç ile lahananın haşlandıkları suyun tüketimi mide fıtığını iyileştirebilir. Havuç ve lahananın suyunu kaynatıp bunu gün içerisinde 2 kere bal ile karıştırıp içmeniz tavsiye edilir. 

    Kuşburnu Çayı

    Mide fıtığı kusma ve mide kramplarına sebep olmaktadır. Bu olumsuzlukları ortadan kaldırmak için uzmanlar kuşburnu çayının içilmesini önerir. Kuşburnu çayının mideye iyi geldiği bilindiğinden dolayı güne başlanırken kuşburnu marmelatı tüketmek iyi olabilir.

    Patates Suyu

    Mide fıtığında, midenin asit dengesinin bozulması bireylere zorlu süreçler yaşatır. Bu olumsuzluğa ise patates suyuyla çözüm sağlanabilir. Patates suyunda bulunan mineraller, mide asidini dengeler ve mideyi rahatlatır.


    İlgili İçerikler
    Canlı Destek
    -
    Canlı Destek