Burun tıkanıklığı çoğu zaman soğuk algınlığı, alerji veya mevsim geçişleriyle ilişkilendirilir. Ancak tıkanıklık sürekli olarak yalnızca bir burun deliğinde hissediliyorsa, nedenini biraz daha yakından değerlendirmek gerekir. Özellikle aynı tarafın uzun süre boyunca rahat nefes almayı engellemesi, yalnızca geçici bir şişlikten kaynaklanmayabilir.
Peki tek taraflı burun tıkanıklığı neden olur? Alerji gerçekten yalnızca bir tarafı etkileyebilir mi? Gün içinde sağ ve sol burun deliğinin sırayla tıkanması normal midir? Bu soruların yanıtı, tıkanıklığın ne kadar sürdüğü, taraf değiştirip değiştirmediği ve beraberinde hangi belirtilerin bulunduğunda gizlidir.
Burun, gün boyunca tamamen sabit çalışan bir yapı değildir. Burun içindeki konkaların, yani burun etlerinin, şişip küçülmesine bağlı olarak hava geçişi zaman zaman bir tarafta diğerine göre daha fazla olabilir. Bu doğal değişime nazal siklus adı verilir. Bu nedenle bir burun deliğinin bir süre daha kapalı hissedilmesi ve ardından diğer tarafın daha açık hale gelmesi tek başına hastalık anlamına gelmez.
Asıl dikkat edilmesi gereken, tıkanıklığın hep aynı tarafta kalıp kalmadığıdır.
Örneğin sağ burun deliğiniz birkaç saat daha kapalı hissediliyor, ardından sol taraf belirginleşiyorsa bu durum nazal siklusla ilişkili olabilir. Buna karşılık haftalar veya aylar boyunca özellikle sağ taraftan nefes almakta zorlanıyorsanız, burun içindeki yapısal bir darlık ya da başka bir neden araştırılmalıdır.
Bu nedenle “Burnum tıkalı” demekten önce şu sorular daha değerlidir: Ne zamandır tıkalı? Hep aynı taraf mı? Gün içinde değişiyor mu? Başka hangi belirtiler eşlik ediyor?
Alerjik rinit, polen, ev tozu akarları veya hayvan tüyü gibi alerjenlere karşı burun içindeki dokuların verdiği iltihabi yanıttır. Burun tıkanıklığının yanı sıra hapşırma, burun kaşıntısı, sulu akıntı ve gözlerde kaşıntı veya sulanma gibi belirtiler de görülebilir.
Alerji burun içindeki dokuların şişmesine neden olduğu için mevcut bir burun darlığını daha belirgin hale getirebilir. Örneğin burun septumu bir tarafa doğru eğilmiş bir kişide, normalde tolere edilebilen darlık alerji döneminde burun içi dokuların şişmesiyle birlikte daha fazla hissedilebilir.
Bu nedenle “Tek taraflı tıkanıklığım var, demek ki alerjim var” şeklinde düşünmek doğru değildir. Alerji tabloya eşlik edebilir veya var olan yapısal bir sorunun belirtilerini artırabilir.
Özellikle hapşırma, kaşıntı, sulu akıntı ve göz belirtileri belirgin değilse; buna karşılık tıkanıklık sürekli aynı tarafta devam ediyorsa alerjinin yanında başka nedenlerin de değerlendirilmesi gerekir.
Burun boşluğunu sağ ve sol olmak üzere iki bölüme ayıran yapıya nazal septum denir. Septumun bir tarafa doğru eğilmesine ise septum deviasyonu adı verilir.
Septum eğrildiğinde burun pasajlarından biri diğerine göre daha dar olabilir. Bu durum özellikle aynı tarafta tekrarlayan veya sürekli nefes alma güçlüğüne yol açabilir. Septum deviasyonu doğuştan gelen yapısal özelliklerle ilişkili olabileceği gibi buruna alınan darbeler veya geçirilmiş travmalar sonrasında da gelişebilir.
Ancak burun septumunda eğrilik bulunması tek başına hastalık anlamına gelmez. Pek çok kişide herhangi bir şikâyete neden olmayan anatomik farklılıklar bulunabilir. Sorun, bu eğriliğin hava geçişini belirgin şekilde kısıtlaması veya başka burun içi problemlerle birleşerek şikâyete yol açmasıyla ortaya çıkar.
Üstelik burun tıkanıklığının nedeni yalnızca septum olmayabilir. Alerji veya enfeksiyon nedeniyle burun içindeki dokular şiştiğinde, zaten dar olan bir hava yolu daha da daralabilir. Bu nedenle muayenede yalnızca septumun şekline değil, burun içindeki diğer yapılara da bakılması gerekir.
Burun etleri olarak bilinen konkalar, solunan havanın ısıtılmasına, nemlendirilmesine ve filtrelenmesine yardımcı olur. Ancak bu dokuların uzun süreli veya belirgin şekilde şişmesi burun içindeki hava geçişini daraltabilir.
Alerjik rinit bunun nedenlerinden biri olabilir. Bunun yanında alerji dışı rinit gibi burun içi dokularda kronik şişmeye yol açan durumlar da tıkanıklığa katkıda bulunabilir.
Bir diğer neden nazal poliplerdir. Bunlar burun ve sinüslerin iç yüzeyinden gelişebilen, genellikle yumuşak ve ağrısız oluşumlardır. Polipler büyüdüğünde burun tıkanıklığına, koku duyusunda azalmaya ve geniz akıntısına neden olabilir.
Rinosinüzit de burun tıkanıklığıyla birlikte görülebilir. Özellikle tıkanıklığa yüz bölgesinde basınç veya ağrı, koyu kıvamlı burun akıntısı, geniz akıntısı ya da koku duyusunda azalma eşlik ediyorsa sinüslerin de değerlendirilmesi gerekebilir.
Burada önemli olan, bu belirtilerin tek başına belirli bir hastalığı kanıtlamamasıdır. Örneğin koku kaybı hem poliplerde hem rinosinüzitte hem de burun içindeki belirgin tıkanıklıklarda görülebilir. Bu nedenle belirtilerin süresi, birlikte görülme şekli ve özellikle tek taraflı olup olmadığı tanısal değerlendirmede önem taşır.
Tek taraflı burun tıkanıklığını değerlendirirken tıkanıklığın kendisi kadar yanında bulunan belirtiler de önemlidir.
| Tıkanıklığa eşlik eden durum | Daha çok düşündürebileceği nedenler |
|---|---|
| Hapşırma, burun kaşıntısı, sulu akıntı, gözlerde sulanma | Alerjik rinit |
| Sürekli aynı tarafta nefes alma güçlüğü | Septum deviasyonu veya başka yapısal darlıklar |
| Tıkanıklığın gün içinde sağ ve sol arasında değişmesi | Nazal siklus veya burun içi dokularda şişme |
| Koku duyusunda azalma, geniz akıntısı, yüz basıncı | Rinosinüzit veya nazal polip |
| Tek taraflı kötü kokulu veya kanlı akıntı | KBB değerlendirmesi gerektiren durumlar |
| Uzun süren tıkanıklığa tekrarlayan burun kanamasının eşlik etmesi | KBB değerlendirmesi gerektiren farklı nedenler |
Bu tablo tanı koymak için kullanılmamalıdır. Aynı belirti birden fazla durumda görülebilir. Önemli olan, belirtilerin bir arada nasıl ortaya çıktığını değerlendirmektir.
Örneğin yalnızca bahar aylarında ortaya çıkan, hapşırma ve gözlerde kaşıntıyla birlikte görülen tıkanıklık ile aylar boyunca hep aynı tarafta devam eden tıkanıklık aynı şekilde değerlendirilmez.
Geçici bir enfeksiyon sırasında ortaya çıkan burun tıkanıklığı zaman içinde düzelebilir. Ancak tek taraflı tıkanıklık uzun süre devam ediyor, hep aynı tarafta görülüyor veya günlük yaşamı ve uykuyu etkiliyorsa, nedeninin değerlendirilmesi önemlidir.
Özellikle tıkanıklığa aşağıdaki belirtilerden biri eşlik ediyorsa KBB muayenesi geciktirilmemelidir:
Bu belirtiler tek başına ciddi bir hastalık olduğu anlamına gelmez. Ancak özellikle kalıcı tek taraflı belirtilerin yalnızca alerji olarak kabul edilmeden değerlendirilmesi gerekir. Nadir durumlarda burun ve sinüs bölgesindeki farklı hastalıklar da benzer yakınmalara neden olabilir.
KBB değerlendirmesinde önce şikâyetin süresi, tarafı, tetikleyicileri ve eşlik eden belirtiler sorgulanır. Ardından burun içi muayene yapılır. Gerektiğinde nazal endoskopi ile burun boşluğu ve geniz bölgesi daha ayrıntılı incelenebilir. Bulgulara göre bilgisayarlı tomografi veya alerji testleri gibi ek incelemeler de gündeme gelebilir.
Amaç yalnızca tıkanıklığı azaltmak değil, hava geçişini bozan nedeni belirlemektir.
Bir burun deliğinin zaman zaman diğerinden daha kapalı hissedilmesi normal olabilir. Özellikle taraf değiştiren ve kısa süreli tıkanıklıklar nazal siklusla ilişkili olabilir. Buna karşılık uzun süredir aynı tarafta devam eden tıkanıklık, burun içindeki yapısal darlıklardan kronik şişliğe, poliplerden sinüs hastalıklarına kadar farklı nedenlerle ilişkili olabilir.
Bu nedenle tek taraflı burun tıkanıklığında en önemli ipucu, yalnızca tıkanıklığın varlığı değil; süresi, tarafı ve eşlik eden belirtilerdir.
Alerji belirtileri belirginse alerjik rinit düşünülebilir. Tıkanıklık sürekli aynı tarafta kalıyorsa septum deviasyonu veya başka yapısal nedenler araştırılabilir. Koku kaybı, geniz akıntısı ya da yüz basıncı gibi belirtiler varsa polip veya rinosinüzit de değerlendirme kapsamına girebilir.
Özellikle uzun süredir geçmeyen ve hep aynı tarafta kalan tıkanıklıkta, nedeni kendi kendine belirlemeye çalışmak yerine KBB muayenesiyle tabloyu netleştirmek en doğru yaklaşımdır.
Gün içinde taraf değiştiren ve kısa süreli tıkanıklıklar normal nazal siklusla ilişkili olabilir. Ancak aynı tarafın uzun süre boyunca tıkalı kalması farklı nedenlerin değerlendirilmesini gerektirebilir.
Alerji burun içindeki dokuların şişmesine neden olabilir. Ancak sürekli aynı tarafta belirgin tıkanıklık varsa alerjinin yanında septum deviasyonu veya başka yapısal nedenler de değerlendirilmelidir.
Evet. Septumun bir tarafa doğru eğilmesi burun pasajlarından birini daraltarak özellikle aynı tarafta nefes alma güçlüğüne neden olabilir. Ancak her septum deviasyonu şikâyete yol açmaz.
Tıkanıklık uzun süre devam ediyor, hep aynı tarafta görülüyor veya burun kanaması, kanlı ya da kötü kokulu akıntı, belirgin koku kaybı, yüzde ağrı veya şişlik gibi belirtilerle birlikte ortaya çıkıyorsa KBB değerlendirmesi gerekir.
Nedeni belirlemek için şikâyetin süresi ve eşlik eden belirtiler değerlendirilir; ardından burun muayenesi yapılır. Gerektiğinde nazal endoskopi, bilgisayarlı tomografi veya alerji testleri gibi incelemeler kullanılabilir.
Editör bilgisi: melike.sahan@cerrahi.com.tr